28 Ağustos 2018 Salı

Pansuman yetmez, köklü tedavi şart


Bayram tatiline girerken doların 7 TL sınırından 6 TL dolayına gerilemiş olmasına bakarak, sanki sorun halledilmiş, yangın söndürülmüş gibi bir hava yaratılmıştı. Tatil sonrasının ilk gününde kurların yine aşırı oynak ve yükselme eğiliminde olduğunu gördük.
Döviz piyasasında önemli bir araç olarak kullanılan swap işlemlerinde TL likiditesini aşırı ölçüde sıkan önlemlere rağmen kurlar hala yukarı ataklar yapmaya devam edebiliyor.
Çünkü kurlardaki aşırı oynaklık ve güçlü yükselme eğiliminin temel nedeni spekülatif ataklar değil. Temel neden dünyada para bolluğu tersine dönerken, ekonominin temel kırılganlıklarının aşırı boyuta ulaşmış olması. Ekonomimiz böylesine kırılgan hale getirilince her türlü dış oyunun etkisi kat kat fazla oluyor.

14 Ağustos 2018 Salı

Bu önlemler yangını frenler ama söndüremez


Olağanüstü günler yaşıyoruz. Geçen hafta “Kara Cuma”yı yaşadık, yeni haftaya “Kara Pazartesi” ile başladık. Cuma günü doların 6 TL’nin üstüne nasıl bir anda fırlayabildiğini biz daha anlayamamışken, pazartesi 7 TL’nin üstüne çıkmasının şokunu yaşadık. Kurların 2 yılda gitmesinin zor olduğu bir yere 2 günde gittiğine şahit olduk.
Piyasaları sakinleştirmeye yönelik resmi açıklamalar pazar gecesi başladı. Sabah Merkez Bankası’ndan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) savcılıklara kadar bir dizi kurum, çeşitli adımlarla yangına müdahale ettiler.
Şimdi herkes, “Şoku atlattık mı? Yangın kontrol altına alındı mı? Bu önlemler yangını söndürmeye yeter mi?” sorularının yanıtını arıyor.
Bu sorulara uygun yanıtı verebilmek için önce yangının kaynağını, bu boyuta ulaşabilmesinin nedenlerini doğru tahlil etmemiz gerek. Bunun için şu temel tesbitleri gözden kaçırmamak gerekiyor:

7 Ağustos 2018 Salı

Merkez Bankası, enflasyonda topu Beştepe’ye attı

Merkez Bankası yılın ikinci enflasyon raporunu geçe hafta açıkladı. Raporun açıklanmasının ardından üzerinde en fazla konuşulan şey, doğal olarak Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahminini nisanda açıkladığı rapora göre 5 puan birden artırarak yüzde 13.4’e çıkarması oldu.
Ancak bu arada raporda Merkez Bankası’nın enflasyonun nedenleri ve mücadele yolları konusundaki analizlerinde büyük bir değişim olduğu noktası pek dikkat çekmedi. Bunda Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın da konuşmasında bu noktalara pek girmeyerek sadece raporda yer alan ilgili bir kutunun okunmasını tavsiye etmekle kalması da etkili oldu.
Merkez Bankası’nın temmuz raporu, adeta başka bir elden çıkmış denecek kadar öncekilerden farklı değerlendirmeler içeriyor ve bu değerlendirmeler eski raporlarda olduğu gibi örtük mesajlarla değil daha doğrudan ifadelerle yer alıyor.
Son enflasyon raporunda enflasyonun böylesine azgınlaşmasında genişlemeci maliye politikalarının etkili olduğu daha doğrudan, daha güçlü ve sık sık altı çizilerek ifade ediliyor.
Çözüm için de genişlemeci maliye politikalarının terk edilmesi gerektiği sık sık vurgulanıyor.
Nisan enflasyon raporunda Merkez Bankası’nın ortaya koyduğu çerçeve özetle şöyleydi: