Geçen haftaya ABD Merkez Bankası (FED) ile Avrupa
Merkez Bankası’nın (FED) toplantıları damga vurdu. Finans piyasaları büyük bir
umutla, iki merkez bakasından da yeni bir parasal genişleme planı
açıklamalarını bekliyordu. Özellikle Avrupa Merkez Bankası’nın parasal
genişleme planı açıklamasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu. Çünkü ECB
Başkanı Mario Draghi, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada “Euro’yu korumak
için ne gerekiyorsa yapılacağını” söylemiş ve “İnanın bana, yapacaklarımız
yeterli olacaktır” diye de eklemişti.
Ancak
beklentiler boş çıktı. Her iki merkez bankası da yeni hiçbir plan veya önlem
açıklamadılar. Draghi’nin “ne
gerekiyorsa yapılacak” sözü açık bir çek olarak kabul edilmiş ve piyasalar
coşmuştu. Ama Draghi’nin çeki karşılıksız çıktı ve piyasalar aldığından fazlasını geri verdi.
İlginç olan
bir nokta da her iki merkez bankasının da ekonomik durum değerlendirmelerinde
durumun kötküye gittiğini tesbit etmelerine rağmen bir adım atmamış
olmalarıydı. Oysa ekonomik durum
hakkında bu tahlilleri yapan merkez bankalarının, buna karşı bir şey de
yapmaları beklenirdi. Dünyanın en güçlü iki merkez bankasını, neden umut
veriyor ama iş harekete geçmeye gelince duruyorlar?