Globalleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Globalleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2017 Cuma

Trump dünyanın ateşini yükseltecek

Trump'ın ilk yurtdışı gezisi NATO ve G-7 zirveleri ile son buldu. NATO, 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan dünya düzeninde ABD kutbunun temel örgütü. G-7 ise ABD'nin en gelişmiş ve en zengin müttefikleriyle dünyadaki ekonomik ve politik sorunlar karşısında ortak tutum geliştirme platformu.
Her iki yapı da ABD liderliğindeki Batı ittifakının ifade bulduğu yerler.
Trump döneminin ilk zirveleri her iki yapı açısından da kritik birer kilometre taşı olarak tarihe geçecek gözüküyor. Her iki zirvede de adeta ABD'nin kadim müttefikleri bir tarafta kadim lider ABD karşı tarafta şeklinde bir durum ortaya çıktı.
İtalya'daki zirveden sonra G-7 için "G6+1"e döndü şeklinde yorumlar yapıldı. Hatta daha ileri giderek "G-0" oldu diyenler bile oldu.
G-7 zirvesinde şimdiye değin G-7'nin temel ilkeleri olarak kabul görmüş hususlarda Trump farklı bir tutum dayattı. Global ticaretten Paris İklim Anlaşması'na en hayati konularda tam bir anlaşmazlık söz konusu.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

‘S&P ideolojisi’, kime rehberlik etti?


Geçtiğimiz hafta uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor’s (S&P) Türkiye’nin kredi derecesi görünümüne ilişkin değerlendirmesini “olumlu”dan “durağan”a çevirdi. S&P’nin Türkiye’nin döviz cinsi borçlanması için verdiği not “yatırım yapılabilir” düzeyin altındaydı. Burada bir değişiklik olmadı. S&P, sadece gidişatın yönüne ilişkin görüşünü değiştirdi. Daha önce gelişmelerin olumlu yönde olabileceğini ve Türkiye’nin notunun yükselme ihtimali olduğunu düşünüyordu. Şimdi ise durumda bir değişiklik olma itimalinin düşük olduğunu ve notun 1-1.5 yıl daha değişmeden kalacağını düşünüyor.
Özet olarak, asıl önemli olan notun kendisinde bir değişiklik yok. Sadece geleceğe ilişkin beklentide bir kademe bozulma var. Bu haliyle bakınca aslında çok da büyütülecek bir değişiklik değil. Ama hükümetin bu karara tepkisi çok büyük oldu. En sert tepkiyi de bizzat Başbakan Erdoğan verdi ve S&P’nin kararını “ideolojik” diye suçladı ve kuruluşu bir anlamda Türkiye ile olan sözleşmelerini iptal etmekle tehdit etti.
Tepkinin büyüklüğü, ekonominin dışarıdan kaynaklanan oynamalara ne kadar hassas hale gelmiş olduğunu da gözler önüne seriyor. Eskiden olsa bu küçük değişiklik, hükümeti bu kadar öfkelendirmezdi. 10 yıllık iktidarı boyunca S&P ile sözleşme imzalayıp kesintisiz çalışmış olan hükümetin, kurumun kararlarını alırken “ideolojik” davrandığını bugün dile getirmesi, kırılganlığın artmasından kaynaklanıyor.

10 Aralık 2011 Cumartesi

OECD de itiraf etti: Globalleşme, gelir dağıımını bozuyor

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) “Eşitsizlik neden artmaya devam ediyor?” konulu kapsamlı bir araştırma raporu yayınladı. Raporun kapağına konan grafik Wall Street’i İşgal Et eylemcilerinin kullandığı sloganlardan esinlenmiş: Nüfusun en zengin yüzde 1’inin bindiği uçan balon yükselmeye devam ederken, yüzde 99’un bindiği balon yere çakılmış; yere saçılan insanlar havalanmaya devam eden yüzde 1’e öfkeyle bakıyorlar.
Gıda fiyatlarındaki aşırı artış, dünyanın birçok ülkesinde kriz düzeyine gelen açlık sorunu ve tüm dünyada artan gelir dağılımı adaletsizliği G-20, IMF ve OECD gibi uluslararası yapıların önemli gündem maddeleinden birisi haline geldi. Konunun global krizi altetme arayışlarının bir parçası haline gelmesi, artan açlık, yoksulluk ve eşitsizliğin yaratacağı toplumsal tepkinin globalleşmeye ve mevcut sisteme zarar vereceği korkusu. OECD’nin gelir eşitsizliğindeki artışın nedenlerini irdeleyen bir rapor hazırlamasının nedeni de bu.
Ancak OECD araştırmasının ortaya koyduğu sonuçlar, ilginç ve ironik bir durum yaratıyor. Çünkü eşitsizliğin globalleşmeye zarar vermesini önlemek için sorunun nedenlerini araştıran OECD, eşitsizliğin başlıca nedenlerinin bizzat globalleşmenin kendisinin olduğunu, geliştirilen neo-liberal ekonomik ve sosyal politikalar olduğunu itiraf ediyor. Yani ortada ilginç bir açmaz var: Globalleşmeyi korumak için eşitsizliği azaltmak lazım, eşitsizliği azaltmak içinse globalleşmenin temelenin oluşturan neo-liberal politikalardan vazgeçmek lazım!