Göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2017 Salı

İllerin beyin göçü profili bize ne söylüyor?

Beyin göçü göç sorununun en kritik boyutlarından birisi. Çünkü iller ve bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal eşitsizliğin azalması ya da artmasında diğer faktörlerden daha yüksek bir etkiye sahip bir faktör.
Yüksek eğitimli işgücünün bir bölgeden göçmesi, o bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyerek, bölgesel eşitsizlikte durumunun daha da kötüleşmesine yol açar. Tersine bir bölgenin yüksek eğitimli işgücünü çekmesi, o bölgenin sosyal ve ekonomik gelişmesini hızlandırarak daha avantajlı hale gelmesine büyük katkı yapar.
Bu nedenle iç göç sorununu irdelerken soruna illerin ve bölgelerin beyin göçü açısından durumuna da bakmak gerekiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) illerin aldığı ve verdiği göçün eğitim düzeylerine göre dağılımını incelediğimizde, bölgelerin beyin göçü hareketinde oldukça karmaşık ve dengesiz bir yapı olduğu ortaya çıkıyor.

18 Temmuz 2017 Salı

İstanbul ve Ankara’dan kaçış dalgası ne kadar güçlü?

Geçen yazımızda 2016’da iç göç profilinde ortaya çıkan değişimi bölgeler boyutuyla ele almıştık. Geçen yıl iç göçteki değişime İstanbul ile Ankara’dan kaçış eğiliminin damga vurduğu tespitini yapmıştık.
Bu kırılmanın gücü ve kalıcı olmasının, tüm illerde sosyo-ekonomik yansımaları olacaktır. Bu eğilimin çeşitli sektörleri ve dolayısıyla ekonomiyi etkilemesi de kaçınılmaz.
İki merkezin diğer bölgelerden aldığı ve verdiği göçün bölgesel analizi, 2016’daki kırılmanın gücü ve kalıcılığı konusunda bir fikir verebilir.
Konuya bu noktadan bakınca öne çıkan sonuçları şöyle sıralayabiliriz:

14 Temmuz 2017 Cuma

2016’da iç göçe metropolden kaçış ve güvenlik kaygısı damga vurdu

Bu köşedeki bir önceki yazımızda iç göç profilinde geçen yıl meydana gelen değişiklikleri teşvik bölgeleri temelinde ele almıştık. Bu analizde 2016’da teşvik bölgelerinin iç göç profilinde daha önce görülmemiş ölçüde keskin bir değişiklik meydana geldiği görülüyordu. En gelişmiş illerden oluşun 1. Teşvik Bölgesi’nde net göç alma hızı ciddi bir düşüş gösterirken, ikinci grup en yoksul illerden oluşan 5. Teşvik Bölgesi, net göç vermede başı çekerken net göç almada lider konumuna yükselmişti.
Bugün de iç göç yapısındaki değişime bölgeler temelinde bakacağız. Değerlendirmeyi Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 26 bölgeli Düzey-2 coğrafi bölge sınıflamasına göre yapacağız. TÜİK’in bu sınıflaması, illerin hem coğrafi konumu, hem ekonomik sosyal yapı düzeylerindeki benzerlik, hem de birbirleriyle olan ekonomik- sosyal ilişkilerinin daha yüksek olmasını dikkate alarak oluşturulmuş. Bu nedenle Düzey-2 coğrafi sınıflamasıyla yaptığımız karşılaştırma, daha farklı bilgiler ortaya çıkarabiliyor.
26 bölgenin verdiği göç, aldığı göç, net göç miktarı ve net göç hızlarında 2016 yılında 2015’e göre meydana gelen değişiklikleri, bölgelerin birbirlerine karşı göç alma-verme düzeylerindeki değişimlerle birlikte incelediğimizde öne çıkan başlıca sonuçlar şunlar:

11 Temmuz 2017 Salı

Teşvik bölgesi göç profilinde keskin değişim

TÜİK’in yayınladığı iller arası iç göç verilerinden yaptığımız hesaplamaya göre 2016’da teşvik bölgelerinin içgöç profilinde daha önce görülmemiş ölçüde keskin bir değişiklik meydana geldiği ortaya çıktı.
En çarpıcı değişiklik sosyo-ekonomik açıdan en gelişmiş illerden oluşan 1. Bölge ile ikinci derecede en geri illerden oluşan 5. Bölge’de ortaya çıktı.

30 Mayıs 2017 Salı

Aile kurumunu yoksulluk ve göç zayıflatıyor

Son iki yazımızda aile ve hane yapısında son yıllardaki gelişmeleri ele aldık. Bugün aynı konuya bölgeler temelinde bakacağız. Aile ve hane yapısındaki değişimin bölgelere göre nasıl seyrettiğini ve bölgeler arasındaki farkları ele alacağız.
Bölgesel değerlendirmede Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) istatistiki bölge sınıflamasındaki Düzey-1 bölgelerini esas aldık. Düzey-1 bölge sınıflaması 13 bölgeden oluşuyor. Bu sınıflamada Batı Marmara Trakya illeri ile Çanakkale ve Balıkesir’den oluşuyor. Doğu Marmara, Kocaeli, Sakarya, Bursa ve Yalova’nın yanı sıra Bolu, Düzce, Bilecik ve Eskişehir illerini kapsıyor. Batı Anadolu Ankara, Konya ve Karaman’ı, Orta Anadolu ise Kayseri, Sivas, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale ve Yozgat’ı kapsıyor. Ege İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Uşak, Denizli, Kütahya ve Afyon’dan oluşuyor. Kuzeydoğu Anadolu ile Ortadoğu Anadolu coğrafi olarak Doğu Anadolu illerinden oluşuyor.
Değerlendirmeyi aile kurumunun zayıflama ve güçlenmesi açısından yapabilmek için hanehalkı tiplerini iki grupta topladık. Çocuklu ve çocuksuz eşlerden oluşan çekirdek aileler ile geniş aileleri “klasik aile” olarak aynı grupta değerlendirdik. Bunun dışında çoğunluğu parçalanmış ailelerden oluşan tek ebeveynli aileler ile tek başına yaşayanlar ve bir arada toplu yaşayanlardan oluşan haneleri ikinci grupta topladık.
TÜİK’in adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre derlediği 2014 ve 2016 hanehalkı tipi sayılarına göre iki yıllık değişim oranları ile iki yıllık artış miktarlarının hanehalkı tiplerine dağılımını karşılaştırdık.
Bölgelere göre aile yapısındaki değişimde öne çıkan gelişmeler şöyle:

26 Mayıs 2017 Cuma

Aile kurumu en hızlı hangi teşvik bölgesinde zayıfladı?

Salı günü bu köşede aile kurumunda global krizle öne çıkan, ancak daha sonra ekonomideki toparlanmaya rağmen süren zayıflama sürecinin hala etkili olduğunu son verilerle irdelemiştik.
Aile kurumunu zayıflatan sürecin gerisinde kültürel faktörlerin yanısıra temelde başta refah, yoksulluk, gelir dağılımı ve göç gibi sosyo-ekonomik faktörler yatıyor.
Bu çerçevede aile kurumundaki gelişmelere teşvik bölgeleri penceresinden de bakmak, bize teşvik sisteminin etkinliği konusunda bazı ipuçları verebilir. Çünkü teşvik sisteminin temel amacı bölgesel kalkınmayı geliştirme ve bölgeler arasındaki sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak. Teşvik sisteminin bu alandaki başarısının, aileye de yansıması olması gerekir.

28 Mart 2017 Salı

İşsizlik artışında durgun sanayi yaralı turizm ve Suriyeli izi

2016’da işsizlik oranı, yüzde 11 sınırına dayanarak kriz yılları ile karşılaştırılacak düzeye tırmandı. İşsizlik artışından etkilenme düzeyi bölgelere göre farklı boyutlarda ortaya çıktı. İstihdam ve işsizlikteki gelişmelere bölgeler düzeyinde baktığımızda aralarında ciddi farklılıklar olduğunu görüyoruz.
Bölgesel düzeydeki işsizlik gelişmelerine baktığımızda, işsizlik artışına yol açan faktörlerin neler olduğunu farklı bir noktadan görmüş de oluyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bölgesel işgücü verilerini incelediğimizde ortaya çıkan izler, işsizlik artışında başlıca üç gelişmenin önemli rol oynadığını ortaya koyuyor.