Seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2018 Salı

Devlette yeni düzenin şifreleri

Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin sonuçları birkaç gün içinde ilan edilecek. Cumhurbaşkanı’nın yemin ederek göreve başlamasıyla, aynı zamanda yeni anayasa tüm hükümleriyle yürürlüğe girmiş olacak.
Yeni anayasanın yürürlüğe girmesiyle devlet şimdiye kadar olduğundan çok farklı yönetilecek. Ama bu tam olarak özümsenmiş değil. Hala yasama ve yürütmeye ilişkin çeşitli konular ele alınırken mantık hala eski sisteme göre çalışabiliyor.
Devlet işleyişi ve siyasi hayatımızı en fazla etkileyecek değişimleri şöyle sıralayabiliriz:

26 Haziran 2018 Salı

Vaatleri unutun, acı ilaca hazır olun

Tarihi bir seçimi geride bıraktık. Bu seçimle anayasa değişikliklerinin tamamı yürürlüğe girmiş oldu. Artık Türkiye yeni bir rejimle yönetilecek.
Tarihi önemdeki bu seçim aynı zamanda ani bir seçimdi. Ekonomideki kötü gidişat, seçimleri 16 ay erkene almaya ve sıkıştırılmış bir takvimle kısa sürede yapmaya zorladı.
Seçim kampanyaları sırasında iktidardan muhalefete türlü türlü vaatler ortaya döküldü. Vaatler birbiriyle yarışırken partilerin ekonomik ve sosyal programları neredeyse hiç konuşulmadı.
Oysa ekonominin içinde bulunduğu durum, vaatlerden çok partilerin bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl bir politika çerçevesi, nasıl bir yol haritası önerdiklerini tartışmayı gerektiriyordu. Partiler, bu temel ihtiyaçtan uzak durmayı tercih ettiler ve vaat yarıştırma kolaycılığına kaçtılar.

22 Haziran 2018 Cuma

Aday profilinde en köklü değişim AKP’de

Partilerin milletvekili adaylarının eğitim ve meslek durumuna göre profillerini bir önceki yazımızda ele almıştık. Bugün 2002 seçimlerine göre partilerin aday profillerini nasıl değiştirdiklerine bakacağız.
* AKP 2002’de yola çıktığı kesimleri terk etmiş: 2002’den 2018’e milletvekili aday profili en fazla değişen parti AKP. AKP 2002’de meslek gruplarına dengeli bir dağılımla yer vermişti. 2002’de ilk sırada bulunan hukukçuların bile ağırlığı yüzde 11’in altında.
2018’de ise tüccarlar, esnaflar, turizmciler, finansçılar, ev kadınlar listeye hiç giremedi. Oysa 2002’de 550 AKP adayının 22’si tüccar, 15’i esnaf, 7’si turizmci, 5’i bankacıydı. Buna karşın 2002’de sadece 3 olan serbest meslek sahibi sayısı 213’e fırladı. Serbest meslek mensuplarının şimdi tek başına payı yüzde 35’i buldu.
AKP adayları içinde payı en fazla düşen kesimler tüccarlar, esnaflar, turizmciler, bankacılar ile işçiler ve ücretli çalışanlar.

19 Haziran 2018 Salı

Hangi parti, adaylarını hangi meslekten seçti?

Bu hafta sonunda tarihi önemde bir seçime gidiyoruz.
Seçimin tayin edici ayağı cumhurbaşkanlığı seçimi. Bu yüzden seçimin ikinci ayağı olan milletvekili seçiminin eskisi gibi bir önemi yok.
Yine de partilerin adaylarının niteliklerine göre dağılımına bakmakta yarar var. Bu hem oluşacak meclisin hangi mesleklerden gelen kişilerden oluşacağı hakkında bir ön fikir veriyor, hem de partilerle meslek grupları arasındaki karşılıklı ilgi düzeyi hakkında bir bilgi veriyor.
Yüksek Seçim Kurulu’nun yayınladığı kesin aday listesinde yer alan bilgilere göre partilerin adaylarının meslek ve eğitim dağılımını incelediğimizde şu noktalar öne çıkıyor:

28 Temmuz 2017 Cuma

Yoksul bölgelerin Meclis’teki ağırlığı azalıyor

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) önümüzdeki seçimlerde illerin çıkaracakları milletvekili sayılarını belirledi. Bu kez il nüfuslarındaki değişimlerin yanı sıra toplam milletvekili sayısındaki değişiklik de hesaba girdi. Son anayasa değişikliğine göre önümüzdeki seçimlerde milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak.
İllerin çıkartacağı milletvekili sayılarındaki değişime, coğrafi bölgeler ve gelişmişlik düzeyleri penceresinden bakınca ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. Son değişiklikle sosyo- ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından geri ve yoksul illerin Meclis’teki temsil oranı biraz daha geriliyor. Buna karşın Meclis’te temsil ağırlığı en fazla artan iller, en gelişmiş illerden oluşuyor.

21 Nisan 2017 Cuma

Dünya referandumu nasıl görüyor, bu ekonomiyi nasıl etkiler

Türkiye açısından devlet ve yönetim sistemini köklü bir şekilde değiştirecek olan tarihi anayasa referandumu, bıçak sırtı bir farkla, üstelik sonuçları tartışmalı bir şekilde sonuçlanmış gözüküyor.
Bu haliyle Türkiye’de siyaset yeni bir faza girmiş durumda. Siyasette artık yeni koşullar, yeni dengeler var.
Bu durum sadece iç politika açısından geçerli değil. Dış politika açısından da böyle. Anayasa değişikliği ve referandum sonuçları, dünyanın Türkiye’ye bakışını da değiştiriyor. Son yıllarda ortayı çıkan kaygı ve eleştiriler, artık bir eğilim tespiti düzeyinden bir kesin niteleme aşamasına geçmiş durumda.

14 Nisan 2017 Cuma

Ne olacak bu Uganda’nın hali?

Uganda tarihi iç savaşlar, kabile çatışmaları ve darbeler tarihi şeklinde ilerledi. Son 31 yıldır ülkeyi Başkan Yoweri Museveni yönetiyor. Destekçilerinin Şapkalı İhtiyar Adam diye andıkları Museveni 72 yaşında.
Halk, İdi Amin ve sonrasında onu deviren ama kendileri de baskıcı rejimlere dönüşen iktidarlardan bıkmıştı. Museveni, bir umut rüzgarı estirmiş ve ciddi bir halk desteğini arkasına almıştı. İstikrar, barış, kalkınma, yatırım ve refah vaad ediyordu.
İktidarı ele geçirdiğinde Afrika’da yeni kuşak yöneticileri temsilcisi olacağını, demokratik olacağını ve geçmişin yeteneksiz ve yolsuzluğa bulanmış elitleri ile hiç bir ilişkisinin olmayacağını ilan etmişti. Museveni 1986’da yemin töreninde Afrika ülkelerinin sorunlarının liderlerin koltuklarını bırakmamasından kaynaklandığını söylemiş ve kendisinin hiçbir zaman böyle olmayacağına söz vermişti.

14 Mart 2017 Salı

Hollanda krizi, ekonomiye nasıl bir fatura çıkartır?

Bir anda Hollanda ile de bir diplomatik krizimiz oluverdi. Rusya krizi hafızalarımızda taze olduğu için aklımıza ilk gelen birinci soru “Kriz ne kadar uzar, çok sürer mi?”, ikinci soru ise “Zaten kırılgan olan ekonomi bu krizden nasıl etkilenir?” oluyor.
Hollanda karşılıklı ekonomik ilişkilerde doğrudan yatırımlar, dış ticaret ve turizmde Türkiye ekonomisi açısından değişen oranlarda ancak küçümsenmeyecek paylara sahip. Bu paylar yatırımlar ve belirli sektörlerin dış ticaretinde ciddi boyutlara ulaşıyor.
Bu yüzden bu krizin tedirginlik yaratması da, ekonomiye faturasının da, ne kadar sürebileceğinin de merak edilmesi normal. Bunun için Hollanda ile ekonomik ilişkilerin hangi alanlarda ne düzeyde olduğuna bakmak gerekiyor. Bunu farklı boyutlarıyla aşağıda ele alacağız.

24 Ocak 2017 Salı

Anayasa değişirse neler olacak?

Cumhurbaşkanı
► Cumhurbaşkanı, mevcut durumda olduğu gibi 5 yıl için halk oyu ile seçilecek ve bir kişi 2 defadan fazla cumhurbaşkanı seçilemeyecek. Ancak Cumhurbaşkanı’nın ikinci döneminde Meclis’in erken seçim kararı alması halinde Cumhurbaşkanı üçüncü kez aday olabilecek. Bu durumda bir kişi toplam 10 yıllık sınırdan daha uzun süre Cumhurbaşkanlığı yapabilecek.
► Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişkisini kesmesi zorunluluğu kalkacak. Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti üyesi ve genel başkanı olabilecek.
► Yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanı’na ait olacak. Mevcut durumda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar kurulunun elinde bulunan tüm yetkiler tek başına Cumhurbaşkanı’na geçecek.
► Bakanlar kurulu ortadan kalkacak. Bakanlar kurulunun ortak imzasıyla alınabilen kararlar tek başına Cumhurbaşkanı tarafından alınabilecek.

17 Ocak 2017 Salı

Böyle bir anayasa ne istikrar ne de huzur ve güven getirir

Türkiye, tarihinin en köklü değişiklikler öngören anayasa değişikliğini, şimdiye değin görülmemiş ölçüde ön hazırlıksız, ön tartışmasız, alelacele yapmaya çalışıyor. Üstelik olağanüstü hal (OHAL) koşulları altında.
Böylesine toplumca yeterince sindirilmeden yapılacak bir anayasa değişikliğinin toplumu birleştirici bir rol oynaması mümkün değil. Üstelik tasarlanan anayasa değişikliğinin bir “rejim değişikliği sayılacak ölçüde köklü olması, bu girişimin risklerini iyice artırıyor.
Getirilmek istenen sistemde yürütme yetkisi tek başına cumhurbaşkanında toplanıyor. Başbakan ve bakanlar kurulunun yetkileri artık tek bir kişinin eline geçiyor. Cumhurbaşkanı, istediği anda tek başına karar vererek bakanlıklar kurma veya kaldırma, kamu kurumları oluşturma veya kaldırma, böylece devlet idari yapısını değiştirme, il müdürlüklerine kadar tüm yönetici kadroları tek başına atama ve görevden alma yetkisine sahip.
Cumhurbaşkanına verilen kararname çıkarma yetkisi, neredeyse Meclis’in yasama yetkisiyle yarış edecek nitelikte. Kararname çıkarma yetkisinin kapsamı, cumhurbaşkanını adeta ikincil bir yasama organı haline getiriyor.