30 Ekim 2018 Salı

Bunca döviz sıkıntısında bankalar 10 milyar doları neden dışarı çıkardı?


Ağustos’ta cari denge 2.59 milyar dolar fazla verdi. Bu bir rekor. Türkiye ekonomisi, genelde krize girip küçülürken cari fazla verir. Ağustos’taki, krizde olanlardan da kat kat fazla.
Ağustos’taki cari fazlada, turizm ve taşımacılık fazlasının geçen yıla göre artmış olmasının bir katkısı var. Ancak asıl etken geçen yıl 4.35 milyar dolar olan dış ticaret açığının bu yıl 1.28 milyar dolara kadar düşmüş olması.
Dış ticaret açığındaki bu düşüşte kurlardaki hızlı çıkış ve belirsizlik yüzünden bekletilen ithalatın bir etkisi var. Bu etkinin ne boyutta ve ne kadar kalıcı olacağını sonraki ayların verilerinde göreceğiz.
Eğer ithalattaki daralma böyle sürerse, ekonomide şiddetli bir küçülmenin göstergesi olacak.
Ağustos ayı ödemeler dengesinin şaşırtıcı tek yönü cari dengenin bu kadar yüksek fazla vermesi değildi. Şaşırtıcı olan ikinci nokta, 2.59 milyar dolarlık cari fazlaya rağmen döviz rezervlerinin bir ayda 8.08 milyar dolar birden erimesiydi. Rekor cari fazla verilen Ağustos, garip bir şekilde 2018’in en fazla rezerv eriyen ayı oldu.
Şaşırtıcı noktalar bununla da bitmiyor.


 

23 Ekim 2018 Salı

KOBİ'ler ve esnaf, depremi yaşamaya başladı


İster kriz diye adlandırın, ister siyaset gereği başka sözcüklerle tanımlayın, Türkiye ekonomisi, tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamaya doğru sürükleniyor. Üstelik bu daha önce yaşadıklarımızdan çok farklı yaşanacak. Önceki krizler kamunun açıkları-borçlarının, bankacılık sisteminin açıkları üzerine patlak vermişti.
Bugün ise şirketler dünyasını saran bir borç sorunu ile karşı karşıyayız. İzlenen ekonomi politikaları, şirketler dünyasını aşırı borçlanmayla zehirlemiş durumda.
Bugünkü krize çözümler üretmek eskisinden çok daha zor olacak. Çünkü kamu ve bankacılıktan kaynaklanan krizlere göre çok daha yaygın, karmaşık, içiçe geçmiş sorunlar yumağı ile karşı karşıyayız. Bu yüzden kriz eskisinden uzun sürebilecek, tahribatı daha yaygın ve uzun süreli olabilecek.
Krizin bu karakteri nedeniyle şirketler alemindeki gelişmeler, süreçte birinci derecede izlenmesi gereken alan haline geldi.
Bankacılık tarafında kredi hacmi ve batık kredi oranlarına ilişkin veriler daha hararetle izlenecek. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) derlediği kurulan ve kapanan şirket verileri de bu süreçte, tarihinde olmadığı kadar fazla ilgi görmeye başlayacak.
En son TOBB verilerini bu gözle incelediğimizde sarsıntının, kurulan/kapanan şirket verilerine yansımaya başladığını görüyoruz. Rakamlar, olası depremi gerçek kişi ticaret işletmelerinin, yani KOBİ'ler ve esnafın, yılın 3. çeyreğinde sert bir şekilde yaşamaya başladığına işaret ediyor.

16 Ekim 2018 Salı

Enflasyonla mücadele kampanyayla değil politikayla olur


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak enflasyonla mücadele programını açıkladı. Programın esası, bakkalların, zincir marketlerin, tüketim ürüne satıcılarının satış fiyatlarında yılsonuna kadar asgari yüzde 10 indirim yapmalarına dayanıyor.
Ortada ne kapsamlı bir enflasyon dinamikleri değerlendirmesi, ne de bütünlüklü bir yapısal çözümler manzumesi var. Sadece iki aylığına satıcıların fiyatlarında yüzde 10 indirim yapmasına yönelik bir kampanyadan ibaret sığ bir yaklaşım var.
Planın layıkıyla hayata geçip geçmeyeceği ciddi soru işaretleri taşıyor. Daha önemlisi, planın uygulanması halinde her bir parçası ekonomide başka sorunlar yaratacak nitelikte.
Birincisi karşı karşıya bulunduğumuz sorun maliyet enflasyonu. Üretici fiyatlarındaki enflasyon, tüketici enflasyonunun iki katı düzeyde. Program sorunun bu yapısal boyutunu görmezden gelerek, daha baştan kaybediyor.

9 Ekim 2018 Salı

Enflasyon, zabıta marifetiyle düşürülebilir mi?


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “enflasyonla topyekün mücadele programı”nı bugün açıklayacak. Program açıklanınca, enflasyona bakış ve mücadelede gerçekçi ve tutarlı planlar ortaya koyup koymadığını hep birlikte göreceğiz.
Bakan Albayrak’ın eylüldeki enflasyon patlaması üzerine yaptığı açıklamalarda öne çıkan noktalar şöyleydi:
- Fiyat artışları spekülatif.
- Stokçuluk davranışlarının fiyatlar üzerindeki etkisi bir algı değil gerçek.
- Alo 175 diye şikayet hattımız var.
Fiyat artışları spekülatif artışlardan mı ibaret? Enflasyonu bu düzeye fırsatçı stokçular mı çıkardı? Enflasyonla mücadele zabıtaya havale ederek, telefonla ihbar hatlarına umut bağlanarak başarılı olabilir mi?
TÜİK’in verileriyle bu sorulara yanıt vermeye çalışalım.

2 Ekim 2018 Salı

5 soruda McKinsey planının önü arkası


1- McKinsey ne tür işler yapıyor?
McKinsey, dünyanın en büyük ve en etkin yönetim danışmanlığı firmalarından birisi. Şirketlerden devletlere, kamu kurumlarına kadar farklı kesimlere yönetim danışmanlığı hizmetleri veriyor. Sadece ekonomi alanında şirketlerin stratejileri veya hükümetlerin ekonomi politikaları konusunda değil devlet yapısı, siyasi yönetim alanlarında da hizmet verdiği oluyor.
Bu çalışma sırasında hizmet verdiği şirketin veya kurumun tüm verilerini alıp kullanabiliyor.
Bu hizmetini milyon dolarlarla ifade edilen yüksek ücretlerle yapıyor.

2- McKinsey’in karnesi nasıl?
McKinsey, dünyanın en büyüklerinden, en deneyimlilerinden birisi olmasına karşın milyonlarca dolara sattığı reçetelerin başarısı garanti değil. Tam tersine tarihe geçmiş başarısız şirket operasyonlarında McKinsey’in imzası var.