Yatırımlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yatırımlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2018 Salı

Kamu yatırımlarındaki daralma 2001 krizini aratacak


Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, ekonominin genel dengesine ilişkin verileri açıklarken, 2019-2021 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) doğrultusunda yatırım tahmin ve hedeflerini de açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın açıkladığı veriler, iki açıdan önemli bir kaynak.
Birincisi Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın açıkladığı tabloda yatırımlardaki büyümeyi kamu-özel ayrımı ile görebiliyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yeni gayrısafi yurtiçi hasıla hesabına geçişle birlikte yatırımlardaki büyümeyi artık kamu-özel ayrımıyla değil sadece toplam olarak açıklamaya başlamıştı. TÜİK’in kamuya açıklamadığı bu verileri, şimdi Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın verilerinde bulabiliyoruz.
İkincisi TÜİK’in verilerinde hiç yer almayan sektörel düzeydeki yatırım büyüme hızlarını da görebiliyor olmamız. Bu veri setinde yatırımların 10 temel sektör arasında nasıl dağıldığını ve her sektördeki yatırım büyümesinin yıldan yıla nasıl seyrettiğini izlemek mümkün.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın veri setinde 1998-2017 gerçekleşme verilerinin yanısıra 2018 yılı gerçekleşme tahminleri ile 2019 hedefleri kamu-özel ayrımı ve sektör bazında yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı’nın OVP’ye paralel olarak kamu-özel ve sektörler bazında ortaya koyduğu yatırım büyüme hedefleri, bizi 2019’da nasıl bir yıl beklediğinin de mesajlarını veriyor:

12 Haziran 2018 Salı

Piyasa neden büyümeye değil de cari açığa bakıyor?

Ekonomi için önemli iki veri, ilk çeyrek büyümesi ile nisan ayı ödemeler dengesi rakamları dün aynı anda açıklandı. İlk çeyrek büyüme verisi, sadece hızına bakarsak, yüzde 7.4 gibi parlak bir sonuç ortaya koydu. Ödemeler dengesi verisi ise kötü bir resim çizdi. Nisan ayı cari açığı 5.4 milyar dolar olurken, 12 aylık cari açık 57 milyar doları aştı.
Piyasalar üzerinde parlak büyüme rakamları değil de ödemeler dengesi verileri daha etkili oldu. Peş peşe yapılan radikal faiz artırımları sonrasında gerileyerek daha sakin bir seyir izleyen döviz kurları yeniden hızlı bir çıkış yaptı.
Cari açık ve ödemeler dengesi cephesindeki korkular, büyümenin yaratması beklenen sevinci neden anında boğabildi?

15 Eylül 2017 Cuma

Bu makas, ekonomide yeni bir fay hattı demek

Sayfada iki grafik görüyorsunuz. Bu iki grafik bana göre ekonomide yeni bir risk odağının, yeni bir fay hattının oluşmakta olduğunu haber veriyor.
Birinci grafik yıllık toplam makine teçhizat yatırımlarının cari değeri ile yurtiçi krediler toplamının seyrini karşılaştırıyor. Karşılaştırmanın net görülebilmesi için 2009 yılı sonu değerleri her iki veri için de 100 kabul ederek bir endeks oluşturduk. Grafik bu endeks değerlerinin seyrini gösteriyor.
İkinci grafik yıllık toplam makine teçhizat yatırımlarının cari değerinin yurtiçi kredi hacmine oranının seyrini gösteriyor.

25 Temmuz 2017 Salı

Cirosu dev, teknolojisi cüce sanayi

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) en büyük birinci ve ikinci 500 sanayi kuruluşu araştırmalarında yer alan firmaların sektörel dağılımına baktığımızda teknoloji düzeyi açısından hiç de iç açıcı bir durum olmadığını görüyoruz. Sanayi devlerinin yoğunlaştığı sektörlere teknoloji düzeyi açısından baktığımızda, sanayinin 1. ligi ile 2. ligi arasında çok büyük fark olmadığı da ortaya çıkıyor.
Sanayinin 1. ligi ile 2. liginin sektör ve teknoloji yapısı açısından incelediğimizde şöyle bir manzara görüyoruz:

30 Haziran 2017 Cuma

Bu iki grafik nasıl bir tehlikeyi haber veriyor?

Sayfada iki grafik görüyorsunuz. Sütun grafik, sanayi ve hizmet sektörlerindeki yabancı kontrollü girişimlerin toplam üretim içindeki payının seyrini gösteriyor. Çizgi grafik ise yabancı kontrollü imalat sanayi üretimi içinde farklı teknoloji düzeylerinin payının nasıl değiştiğini gösteriyor.
Bu iki basit grafik, ekonomi ve toplum açısından önemli bir tehlikenin sinyallerini veriyor.

16 Haziran 2017 Cuma

Sorulu ve sorunlu büyüme

Önce sorularla başlayalım.
* Ekonomik büyüme: TÜİK verilerine göre ekonomi ilk çeyrekte yüzde 5 gibi döneme göre yüksek bir büyüme gösterdi. Ancak yine açıklayamadığımız sorular var. Ekonomi yüzde 5 büyürken ekonomik güven endeksi, geçen yılın ilk çeyreğine göre neden yüzde 2.1 düştü? Neden işsiz sayısı yüzde 21, işsizlik oranı 1.74 puan arttı. İstihdamdakilerin toplam çalışma süresi sadece yüzde 0.79 artarken GSYİH yüzde 5 artmış. Makine teçhizat yatırımları yüzde 10 küçüldüğüne göre bu verimlilik artışı nasıl ortaya çıktı?
* Tüketim: İlk çeyrekte tüketici güven endeksi geçen yıla göre yüzde 2.33, perakende ticaret güven endeksi yüzde 10.42 düştü. Buna rağmen özel tüketim nasıl yüzde 5.1 büyüyebildi?

14 Mart 2017 Salı

Hollanda krizi, ekonomiye nasıl bir fatura çıkartır?

Bir anda Hollanda ile de bir diplomatik krizimiz oluverdi. Rusya krizi hafızalarımızda taze olduğu için aklımıza ilk gelen birinci soru “Kriz ne kadar uzar, çok sürer mi?”, ikinci soru ise “Zaten kırılgan olan ekonomi bu krizden nasıl etkilenir?” oluyor.
Hollanda karşılıklı ekonomik ilişkilerde doğrudan yatırımlar, dış ticaret ve turizmde Türkiye ekonomisi açısından değişen oranlarda ancak küçümsenmeyecek paylara sahip. Bu paylar yatırımlar ve belirli sektörlerin dış ticaretinde ciddi boyutlara ulaşıyor.
Bu yüzden bu krizin tedirginlik yaratması da, ekonomiye faturasının da, ne kadar sürebileceğinin de merak edilmesi normal. Bunun için Hollanda ile ekonomik ilişkilerin hangi alanlarda ne düzeyde olduğuna bakmak gerekiyor. Bunu farklı boyutlarıyla aşağıda ele alacağız.

28 Şubat 2017 Salı

Bu resimden istihdam artışı çıkmaz

2016 yılı istihdam cephesinde de, üretim cephesinde de kötü geçti. Ekonomi, geçen yılın üçüncü çeyreğinde 2008-2009 krizinden bu yana ilk kez küçüldü. Yıllık büyüme rakamlarının da pek iç açıcı olmayacağı görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre sanayinin 2016 karnesi de hiç parlak değil. TÜİK verilerinden yaptığımız hesaplamalara göre 2016’da işsiz sayısı da 275 bin kişi ve yüzde 9 arttı. Böylece işsizlik oranı da 0.61 puan daha artarak yüzde 10.91’e tırmandı.
2016’nın kötü karnesi bu yıl için de olumsuz bir zemin oluşturuyor. Ekonominin lokomotif gücü olan sanayide üretim, ciro, istihdam ve çalışılan saat verileri, özellikle istihdam cephesi için 2017’ye dair umutlu bir tablo ortaya koymuyor. Sanayinin 2016 performansı, 2017’de anlamlı bir istihdam artışına takadı olmadığını gösteriyor.

14 Şubat 2017 Salı

Bunların hangisi Varlık Fonu olmadan yapılamazdı?

Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) kuruluş yasasında fonun amacı, “Sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek” şeklinde belirlenmiş.
Bu amaçların hangisi, böyle bir fon kurmadan yapılamazdı? Hangi amaç için TVF’ye mecburduk? Bu amaçların hangisi için TVF’nin Sayıştay Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Devlet İhale Kanunu, özelleştirmeye ilişkin kanunlar, KİT yasaları, Fonlar ve KİT’lerin TBMM tarafından denetlenmesine ilişkin kanunlar, Devlet Memurları Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Rekabet Kanunu’ndan muaf tutulması şarttı?
Tek tek bakalım.

10 Şubat 2017 Cuma

11 soruda tüm yönleriyle Türkiye Varlık Fonu

1- Varlık fonları nedir, ne işe yarar?
Ülke varlık fonları, bir ülkenin elinde bulunan fazla tasarrufları ekonominin uzun dönemli istikrarı, krizlere karşı korunması ve gelecek kuşakların refahını artırma hedefine dönük yatırımlar yapmak için kuruluyorlar. Bu nedenle ülke varlık fonları, ya Çin gibi ödemeler dengesi önemli ölçüde fazla veren ve yüklü miktarda döviz rezervine sahip ülkeler tarafından ya da Norveç veya Körfez ülkeleri gibi petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkeler tarafından kuruluyor. İstikrarlı şekilde bütçe fazlası veren veya sosyal güvenlik sistemi fazla veren ülkeler de benzer şekilde ülke fonları kurabiliyorlar Bu ülkelerin varlık fonu kurmasında 5 temel amaç öne çıkıyor:

13 Ocak 2017 Cuma

Bölgesel teşvik kişi başına geliri ne kadar etkiledi?

Son yazımızda teşvik sisteminin, bölgeler arası ekonomik eşitsizliği ne ölçüde etkilediğini ele almıştık. Teşvik bölgelerinin gayrisafi yurtiçi hasıladan (GSYİH) aldıkları payın yıllar içindeki karşılıklı değişimine baktığımızda ortaya çarpıcı bir sonuç çıkıyor. 2009 öncesi teşvik sistemi de, 2009’da başlayan bölgesel- sektörel teşvik sistemi de gelişmiş illerin yer aldığı 1. ve 2. teşvik bölgelerinin GSYİH içindeki paylarını azaltma yönünde bir etki yaratmamış. Sadece en yoksul 6. Bölge’nin payında sınırlı bir artış gözleniyor. Ancak bu da yine geri kalmış bölgeler olan 4. ve 5. bölgelerin payındaki azalma pahasına gerçekleşmiş. 4, 5 ve 6. bölgelerin toplam payında bir değişiklik yok. Yani sadece geri kalmış bölgelerden 4. ve 5. bölgelerin kaybettiği pay 6. Bölge’ye kaymış.
Bugün bölgeler arası eşitsizliğin bir diğer boyutu olan kişi başına milli gelirin teşvik bölgelerine göre farklılıkları ve buradaki değişimi inceleyeceğiz.

10 Ocak 2017 Salı

Bölgesel eşitsizlik azalmadı sadece geri iller arası denge değişti

Gelir dağılımındaki bozukluk ile bunun bir boyutu olan bölgesel eşitsizlik Türkiye’nin en önemli ekonomik ve sosyal sorunu. Bölgesel eşitsizlik etkin bir şekilde azaltılmadığı takdirde kendi kendini besleyerek daha da büyütüyor. Çünkü bölgelerin ekonomik ve sosyal geriliği, bu bölgelerde yeni yatırımlar yapılmasını caydırıyor ve ekonomik ve sosyal eşitsizlik daha da artıyor. Bunun doğal sonucu olarak bölgeden diğer bölgelere göç durmuyor, hatta artıyor. Göç mevcut eşitsizliğin daha da derinleşmesine yol açıyor.
Bu kısır döngünün kırılabilmesi için ekonomik, sosyal ve siyasi alanda bütünlüklü ve kapsamlı programların uygulanması zorunlu.
Türkiye’de de bu alanda onyıllardır değişik isimler altında planlar, programlar, paketler uygulanıyor. Son olarak global kriz döneminde bölgesel sektörel teşvik sistemi uygulamaya girdi. 2009’da başlayan bu sistem önce 4 bölgeli, 2012’den itibaren de 6 bölgeli olarak uygulanıyor.
TÜİK’in il bazındaki cari gayrısafi yurtiçi hasıla (GSYİH) verilerine göre 6 teşvik bölgesinin toplam GSYİH içindeki paylarının 2004-2014 arasındaki değişimini sayfadaki tabloda görüyorsunuz. Tablonun ortaya koyduğu başlıca sonuçlar şöyle özetlenebilir:

25 Haziran 2012 Pazartesi

Yeni teşvik sistemi, söylenenin tersine katma değeri düşük yatırımları özendirecek


Yeni teşvik sisteminin uzun süredir bekleyen sektörel ayrıntılar da nihayet açıklandı ve yürürlüğe girdi. Yeni sistemin maddi ayağı, yani vergi indirimleri, devlet katkısı oranı, faiz desteği, gelir vergisi ve sigorta primi desteği gibi noktaları daha önce açıklanmıştı. Şimdi hangi sektörlerin hangi ilde nasıl destekleneceğine ilişkin düzenleme de açıklandı. Böylece resmin tamamı ortaya çıkmış oldu.
Maddi destekler bölümü açıklandığında yaptığımız hesaplama ile değişiklikten karlı çıkan illerin sayısının zararlı çıkanlardan daha az olabileceğini örnek bir hesaplamayla göstermiştik. Yapılan sunumlarda en fazla desteğin sağlandığı 6. bölgeye sağlanan imkanlara vurgu yapılıyor ve bu imkanlarla Doğu ve Güneydoğu’daki illerin Avrupa’nın Çin’i olacağı anlatılıyor. Ancak resmin bütününe bakınca teşvik sınıflamasında 2, 3 ve 4. bölgede yer alan illerden kayba uğrayanların sayısı da oldukça fazla.
Bu yeniliklerin yatırımcılarda il tercihlerini ne ölçüde değiştireceğini görmek için zamana ihtiyaç var. Çünkü yatırımlarda il tercihini sadece devlet katkısının düzeyi belirlemiyor.
Ancak sektörlere ilişkin düzenlemelere bütünlüklü olarak baktığımızda, söylenenin tersine asıl etkinin katma değeri düşük yatırımlarda olma ihtimali oldukça yüksek gözüküyor. Sektörlere ve illere yönelik düzenlemelerde katma değeri düşük alanlardaki kısıtlamaların daha da gevşetildiğini görüyoruz.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Yeni teşvikte üzülen il sayısı, sevinenden fazla olacak

Teşvik sistemindeki değişiklikten zararlı çıkan illerin sayısı, karlı çıkan illerin sayısından daha fazla olacak. Yeni sistemde 41 ilin normal yatırımlarda aldığı devlet desteği oranı, eskisine göre azalacak. Buna karşın yatırıma devlet desteği artacak illerin sayısı 34’te kalacak. 6 ilin durumunda ise bir değişiklik olmayacak.
Eskiden 1. bölgede yer aldığı için en az destek alan iller arasında bulunan Düzce, yeni sistemde 4. bölgeye alındığı için en karlı çıkan il olacak. Eskiden en fazla destek alan 4. bölgede yer alırken şimdi 3. bölgeye alınan Trabzon ise en fazla kaybeden il olacak. Yeni sistemde kayba uğrayan iller arasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun memleketi Tunceli orta sıralarda, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize ise ilk sıralarda yer alıyor.

Yeni teşvikte iller için ne değişecek? / İşgücü maliyeti

İşgücü maliyetini düşürmeye yönelik desteklerde devlet gerçekleşen yatırımda istihdam edilen işçilerin SSK işçi ve işveren primleri ile gelir vergisi stopajının asgari ücrete tekabül eden kısmını üstleniyor. Bu destek belirli bir süre için uygulanıyır. Bu uygulamanın süresi, teşvik bölgelerine ve yatırımın OSB’de olup olmadığına göre değişiyor.

Yeni teşvikte iller için ne değişecek? / Faiz desteği

 Faiz desteğinde devlet yatırım için alınan krediye ödenen faizin belirli bir bölümünü, belirli bir sınıra kadar üstleniyor. Ödenecek faizin kaç puanını devletin üstleneceği, Türk Lirası krediler ve döviz kredileri için farklı uygulanıyor. Ancak  devletin üsteneceği faiz desteğinin toplamda tek bir sınırı var. İster TL olsun, ister döviz kredisi olsun, devletin üsteneceği toplam miktar belirlenen sınırı aşamıyor.

Yeni teşvik sistemi, iller açısından neyi değiştirecek? / Kurumlar vergisi

Bölgesel sektörel teşvik sisteminin uygulamasında üç değişik alanda devlet desteği sağlanıyor. Birincisi yatırıma devlet katkısı oranı ve indirimli vergi oranı, ikincisi faiz desteği, üçüncüsü ise çalışanların sigorta primi ve gelir vergisinin belirli bölümünü devletin üstlenmesi. Her üç desteğin oranı, miktarı ve uygulama süresi, teşvik bölgelerine göre değişiyor. Yeni uygulamada bunlar, yatırımın organize sanayi bölgesinde olup olmadığına göre de farklılaşabiliyor.
Vergi desteğinde devlet, teşvikli yatırım tutarının bölgelere göre değişen belirli bir oranını üstleniyor. Ancak devlet üstlendiği bu bölümü yatırımcıya nakit olarak vermiyor. Yatırım faaliyete geçtikten sonra kurumlar vergisini daha düşük bir oran üzerinden alıyor.

7 Nisan 2012 Cumartesi

Yeni sistemde teşvikler, sanıldığı gibi artmadı


Uzun zamandır beklenen yeni teşvik sistemi, iki günlük kampanya halinde açıklandı. Teşvik sisteminde yapılan değişiklikleri ilk olarak önceki gün Başbakan Erdoğan açıkladı. Dün de Ekonomi Bakanı Çağlayan açıkladı. Yeni sistemin teşviklere yaklaşımı, 2009 temmuzunda uygulamaya giren bölgesel-sektörel teşvik sistemi ile temelde aynı.  O zaman teşvikler Hazine’ye, dolayısıyla Başbakan Yardımcısı Babacan’a bağlıydı. 2009’da, kriz dönemnde açıklamayı sadece Babacan yapmıştı. Bu defa açıklamayı, Başbakan Erdoğan’ın bizzat yapması, yeni sisteme verdiği önemi gösteriyor. Burada yatırımlarını, Erdoğan için politik önemi büyük 2014’e kadar başlatanlara, yeni sistemde daha yüksek avantajlar sağlandığını hatırlatmak gerekiyor.

3 Nisan 2012 Salı

Sıcak parayla hormonlu büyüme, cari açığa çifte rekor kırdırdı


2011 yılı büyüme hızı ise geçen yıla göre sadece 0.67 puan azalarak yüzde 8.49 oldu. Böylece Türkiye, bütün fren çabalarına rağmen dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında kalmaya devam etti. Sıcak parayla şişirilen yüksek büyüme, cari açığın da çifte rekor kırmasına yol açtı. Cari açık hem miktar olarak, hem de milli gelire oranı açısından tarihinin en yüksek düzeyine çıktı. Cari açık 2011’de yüzde 65.4 ve 30.5 milyar dolar artarak 77.2 milyar dolar ile 2010’daki rekorunu açık ara ile yeniledi. Cari açığın milli gelire oranı da yüzde 10 ile tarihin en yüksek düzeyine çıktı.
Cari açığın milli gelire oranı 2010’a göre 3.6 puan birden arttı. Yılın son çeyreğine ait cari açığın milli gelire oranı da bir önceki çeyreğe göre 1.1 puan artarak yüzde 8.9’a yükseldi.

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Yeni teşvik sisteminde Güneydoğu’nun payı düştü



·                                                         Bölgesel sektörel teşvik sistemi, en geri illerin payını artırmalarına yetmedi. Ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu illerinin yer aldığı 4. Bölge’nin teşviklerden aldığı pay, 2.9 puan gerileyerek yüzde 9.4’e indi.

·                                                         Yeni sistemden en karlı çıkan Manisa,  Kayseri, Gaziantep ve Konya gibi illerin yer aldığı 3. Bölge oldu. 3. Bölge hem yatırımlardan aldığı payı, hem de istihdamdan aldığı payı ciddi ölçüde artırdı.

Geçen yıl yürürlüğe giren bölgesel ve sektörel teşvik sisteminin ilk dönem uygulaması, en yoksul illerin yer aldığı 4. Bölge’nin teşviklerden aldığı payı artırmak bir yana gerilemesine yol açtı. Ekonominin kriz atmosferinden çıktığını söyleyebileceğimiz bu yılın ilk yarısında  verilen teşvikler ile, kriz öncesi 2008 yılının ilk yarısında verilen teşvikler karşılaştırıldığında 4. Bölge’nin teşviğe bağlanan toplam sabit yatırımlardan aldığı pay 2.9 puan gerileyerek yüzde 12.3’ten yüzde 9.4’e geriledi. En gelişmiş illerin toplandığı 1. Bölge’nin payı da 2.9 puanlık bir gerileme ile yüzde 46.9’den yüzde 44’e indi.
Yeni teşvik sisteminden en karlı çıkan ise 3. Bölge oldu. 3. Bölge’nin payı 4.6 puanlık bir sıçrama yaparak yüzde 16.1’den yüzde 20.6’ya çıktı. Böylece 3. Bölge ile daha yoksul olan 4. Bölge arasındaki makas, azalmak bir yana 3.7 puandan 11.2 puana yükseldi.
2. Bölge yeni sistemde göreli olarak avantaj yitirmesine rağmen durumunu korumayı başardı. 2. Bölge’nin yatırımlardan aldığı pay, 1.2 puanlık bir artışla yüzde 25.9’a çıktı.

İSTİHDAMDA DA EN KARLI ÇIKAN 3. BÖLGE OLDU

Yatırımlardan aldığı payı ciddi ölçüde artıran 3. Bölge’nin istihdam alanındaki kazancı daha da fazla oldu. Teşviğe bağlanan yatırımların yaratacağı istihdamdan 3. Bölge’nin aldığı pay 2008’in ilk yarısında yüzde 17.2 ile dört bölge içinde üçüncü sıradaydı. Yeni teşvik sistemiyle 3. Bölge’nin istihdamdan aldığı pay 11.7 puanlık bir sıçrama ile yüzde 28.9’a çıktı ve bölgeler arasında ikinciliğe yükseldi. Eskiden ikinci sırada yer alan 2. Bölge’nin payı ise 10.2 puanlık bir kayıpla  yüzde 22.9’dan yüzde 12.7’ye düştü. Böylece 2. Bölge, 4. Bölge’nin de ardına düşerek son sıraya indi.
En yoksul 4. Bölge’nin yatırımlardan aldığı pay gerilemesine rağmen, istihdamdan aldığı pay arttı. 4. Bölge’nin teşviğe bağlanan yatırımların yaratacağı istihdamdan aldığı pay 2008’de yüzde 10.6 iken, şimdi 7.9 puanlık bir artışla yüzde 18.5’e çıktı. Bu durum 4. Bölge’de daha çok emek yoğun projelerin teşvik almasından kaynaklandı. 2. Bölge’de ortalama 883 bin liralık yatırımla bir kişilik istihdam yaratılırken, 4. Bölge’de 220 bin liralık yatırım yetiyor.

İŞSİZİ ÇOK İLLERDE İSTİHDAM ARTIŞI AZ

İşsizlik oranının en yüksek olduğu birçok ilde, teşvikli yatırımların yaratacağı istihdam miktarındaki artışın göreli olarak düşük kalması, hatta düşmesi dikkat çekti. Bunun en çarpıcı örneğini de komşuları 3. Bölge’ye girerken kendisi 2. Bölge’de tutulan Adana oluşturdu. TÜİK’in araştırmasına göre Adana yüzde 26.5 ile işsizlik oranının en yüksek olduğu il. Buna karşın yılın ilk 6 ayında teşvik alan yatırımların yaratacağı istihdam, 2008’in ilk yarısındaki teşviklere göre yüzde 42’lik bir düşüş göstermiş durumda. Türkiye genelinde teşviklerle her bin işsize karşılık 19.1 kişilik istihdam yaratılacakken, Adana’da bu miktar 9.8 kişiye düşüyor.
Mersin, Hakkari, Yalova, Adıyaman da işsizlik oranı en yüksek olan iller olmalarına karşın, teşvikle yaratılacak istihdam miktarı düşen iller arasında yer alıyor. Buna karşın işsizlik oranının en düşük olduğu Ardahan, Rize, Burdur, Ordu, Bartın ve Giresun’da teşviklerle sağlanacak istihdamda artış meydana gelecek. Her bin işsize karşın teşvikli yatırımlarla yaratılacak yeni istihdam açısından ilk sırada yer alan Çankırıı, Kastamonu ve Bilecik de Türkiye ortalamasının çok altında istihdam oranına sahip iller durumunda.
Santral ve baraj gibi büyük yatırımlar dışarıda tutulduğunda hem yatırım miktarındaki artış, hem de yaratılacak istihdam artışı açısından yeni teşvik sisteminden en karlı çıkan illerin başında Çankırı, Hatay, Osmaniye, Karaman, Kırşehir, Aksaray, Kütahya ve Konya yer alıyor.

BU SONUÇLAR, SİSTEME TEPKİYİ ARTIRABİLİR

Bölgesel teşvik sistemi ilk açıklandığında en fazla tartışma yaratan konulardan birisi ikinci ve üçüncü bölgede yer alan illerin seçimi olmuştu. Öemli bir tarım ve sanayi merkezi olan Manisa, daha avantajlı olan 3. Bölge’ye alınırken durumu ondan daha iyi olduğu çok tartışmalı Balıkesir, Çanakkale, Burdur ve Isparta 2. Bölge’ye alındı. Kayseri ve Gaziantep 3. Bölge’de tutulurken, Düzce ve Bolu’nun en gelişmiş illerle birlikte 1. Bölge’ye alınması tartışma yaratmıştı.
Bölge seçimi iller açısından büyük vergi farkları yaratıyor. 2. Bölge’de yüzde 60 olan vergi indirimi, 3. Bölge’de yüzde 80’e, 2. Bölge’de yüzde 30 olan yatırıma katkı oranı 4. Bölge’de yüzde 40’a çıkıyor.
Mevcut veriler yeni sistemin özellikle ikinci ve üçüncü bölgeler arasında dengesizlik oluşturduğunu gösteriyor. Bu eğilim değişmediği takdirde yeni sistemin tekrar tartışma gündemine gelmesi mümkün.

KAMU YATIRIMLARI HESABIN DIŞINDA

Yatırım yeri tercihi zorunlu olan Yumurtalık’taki 14 milyar liralık rafineri yatırımı ile belediye, İller Bankası, üniversite, TÜBİTAK ve Köydes projelerini dışarıda tuttuk.
 

En yoksul ile en zenginin yatırımdan aldığı pay azaldı
Yatırımın Yöresi
İl sayısı
Sabit yatırım miktarı (milyon TL)
Toplam içindeki payı (%)


2008
2010
Değişim
2008
2010
Fark
1. Bölge
14
8,890
13,089
47.2%
46.9
44.0
-2.9
2. Bölge
10
4,687
7,700
64.3%
24.7
25.9
1.2
3. Bölge
27
3,045
6,138
101.6%
16.1
20.6
4.6
4. Bölge
30
2,335
2,800
19.9%
12.3
9.4
-2.9
Toplam
81
18,957
29,727
56.8%
100.0
100.0
0.0

İstihdamda en karlı çıkan 3. Bölge oldu
Yatırımın Yöresi
İl sayısı
İstihdam (kişi)
Toplam içindeki payı (%)


2008
2010
Değişim
2008
2010
Fark
1. Bölge
14
44,611
27,380
-38.6%
49.2
39.9
-9.3
2. Bölge
10
20,808
8,719
-58.1%
22.9
12.7
-10.2
3. Bölge
27
15,621
19,824
26.9%
17.2
28.9
11.7
4. Bölge
30
9,648
12,705
31.7%
10.6
18.5
7.9
Toplam
81
90,688
68,628
-24.3%
100.0
100.0
0.0

1. Bölge'de yatırım sayısı hızlı düştü
Yatırımın Yöresi
İl sayısı
Teşvik alan yatırım sayısı
Toplam içindeki payı (%)


2008
2010
Fark
2008
2010
Fark
1. Bölge
14
1,008
594
-414
45.8
30.2
-15.6
2. Bölge
10
340
267
-73
15.5
13.6
-1.9
3. Bölge
27
557
660
103
25.3
33.6
8.3
4. Bölge
30
294
444
150
13.4
22.6
9.2
Toplam
81
2,199
1,965
-234
100.0
100.0
0.0

4. Bölgenin yatırımlardan aldığı pay 3 puan azaldı













2. Bölge’nin istihdam payındaki düşüşü 3. Bölge kaptı