Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2012 Cumartesi

Kürtajı bırak, ana çocuk sağlığına bak


Kadınların ve kamuoyunun hükümetin kürtaj yasağı girişimine gösterdikleri tepki, önce konunun soğutulmasına daha sonra da sessizce geri adım atılmasına yol açmış gözküyor. Bundan sonraki uygulamanın nasıl olacağının garantisi olmasa da kadınların tepkisi bir sonuç vermiş gözüküyor.
Kürtaj yasağının dayandırıldığı gerekçeler de son derece çürük gerekçelerdi. Temel iddia, kürtaj ve sezaryenin Türkiye’nin nüfus artışını düşürmek isteyenlerin uluslararası komplosu olduğuydu. Türkiye’nin doğurganlık, kürtaj, ana ve çocuk sağlığı verilerini uluslararası verilerle karşılaştırdığımızda bu durum net olarak ortaya çıkıyor.
  •  Türkiye’de doğurganlık hızı yavaşlasa da gelişmiş dünyanın oldukça üzerinde. Türkiye’de doğurganlık hızı, 2001’de 2.37 iken 2010’da 2.03’e geriledi. Yani her kadının ömür boyu yaptığı ortlama doğum sayısı geriliyor. Buna bağlı olarak genç nüfusun toplam içindeki payı da geriliyor. Ancak buna rağmen Türkiye hala doğurganlık hızı yüksek ve nüfusu en genç ülkeler arasında.

2 Haziran 2012 Cumartesi

Kürtaj tartışmasında rakamlar konuşursa kim haksız çıkar?


Bir haftadır toplumu bölen yeni bir tartışmamız oldu: Kürtaj. Herkes kendi bilgi, inanç ve duruşuna göre birşeyler söylüyor. Gerçeği daha iyi görmek için sözü rakamlara bırakmakta yarar var. Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve bu alanda araştırmalar yapan uluslararası kuruluşların tüm dünyadan derlediği veriler bize ne diyor, birlikte bakalım:

Ø                 2008 yılı verilerine göre gelişmiş ülkelerde yılda 6 milyon, gelişmekte olan ülkelerde 38 milyon kadın kürtaj oluyor. Kürtaj oranları gelişmiş ülkelerde biraz daha yüksek olmakla birlikte arada büyük uçurum yok. 2008’de gelişmiş ülkelerde, doğurma çağındaki her bin kadının 24’ü kürtaj olurken, gelişmikte olan ülkelerde bu oran binde 29. Her kıtada, her ülkede, her dinden ve her kültürden insanlar istenmeyen hamilelikle karşılaştıklarında kürtaja başvurabiliyor. Bu veriler, “Kürtajın dini, dili, ırkı, ülkesi yok. Kürtaj insana dair bir olgu ve insan hayatının bir parçası” diyor.

31 Mart 2012 Cumartesi

Eğitimde 4+4+4 sistemi, adaletsizliği iyice artıracak

Türkiye’de eğitim sisteminin ana sorunları nicelik ve nitelik olarak yetersiz olması ile adaletsiz olmasıdır.
Nicelik alanında nüfusun ortalama eğitim süresi 6.5 yıldır. Bu OECD ve Avrupa ülkelerine göre çok kısadır. Ortaöğrenimde okullaşma oranı düşüktür. Okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı ise çok kötü bir düzeydedir. Derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı çok yüksektir. Nitelik alanında PISA göstergelerine göre öğrencilerin fen, matematik ve okuduğunu anlama alanındaki dereceleri OECD’nin en kötüleri arasındadır.
Adalet alanında ise durum tam anlamıyla içler acısıdır. Eşitsizliğin en yüksek boyuta çıktığı alan eğitimdir. Gelir dağılımında en yoksul yüzde 20’lik grup ile en yüksek yüzde 20’lik grup arasında en büyük uçurum eğitim harcamalarında. En yoksul yüzde 20, eğitime en zenginin ancak 18'de biri kadar harcama yapabiliyor. En yoksul yüzde 20 içinde yer alan aileler, toplam eğitim harcamaları içinde sadece yüzde 3.35 pay alırken, en zengin yüzde 20 eğitim harcamalarının yüzde 60.18’ine sahip.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Tinerci çocukları kim yetiştiriyor?

İlk gençliğini 1960’ların ortalarında yaşayan bizim kuşağın taşralı çocukları, onları Kemalettin Tuğcu’nun bizi gözyaşlarına boğan romanlarından öğrendiler. O zamanki adları “Köprüaltı çocukları” idi. Tuğcu’nun  açlık, yoksulluk, sefalet içinde ayakta kalmaya çabalayan o çocuklar, karşılaştıkları tüm sevgisizlik, haksızlık ve zalimliklere rağmen iyi ve temiz kalmak için direniyordu.
Şimdi onları  “sokak çocukları”, bazen de “tinerci çocuklar” adıyla tanıyoruz. Kolombiya’da “yatak böcekleri”, Brezilya’da “marjinaller”, Peru’da “meyva kuşları”, Ruanda’da “kötü çocuklar”, Kamerun’da “sinekler”, Vietnam’da “toz böcekleri” diyorlar onlara.
Türkiye’deki tinerci çocuklar ve sokak çocukları kimlerdir? Bu çocuklar nasıl ortaya çıkıyor, onları kim yetiştiriyor?