Kadınların ve kamuoyunun hükümetin kürtaj yasağı
girişimine gösterdikleri tepki, önce konunun soğutulmasına daha sonra da
sessizce geri adım atılmasına yol açmış gözküyor. Bundan sonraki uygulamanın
nasıl olacağının garantisi olmasa da kadınların tepkisi bir sonuç vermiş
gözüküyor.
Kürtaj yasağının dayandırıldığı gerekçeler de son
derece çürük gerekçelerdi. Temel iddia, kürtaj ve sezaryenin Türkiye’nin nüfus
artışını düşürmek isteyenlerin uluslararası komplosu olduğuydu. Türkiye’nin
doğurganlık, kürtaj, ana ve çocuk sağlığı verilerini uluslararası verilerle
karşılaştırdığımızda bu durum net olarak ortaya çıkıyor.
- Türkiye’de doğurganlık hızı yavaşlasa da gelişmiş dünyanın oldukça üzerinde. Türkiye’de doğurganlık hızı, 2001’de 2.37 iken 2010’da 2.03’e geriledi. Yani her kadının ömür boyu yaptığı ortlama doğum sayısı geriliyor. Buna bağlı olarak genç nüfusun toplam içindeki payı da geriliyor. Ancak buna rağmen Türkiye hala doğurganlık hızı yüksek ve nüfusu en genç ülkeler arasında.