TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2017 Salı

Bu büyümeye ne kadar sevinebiliriz?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yeni serisi ile yaptığı hesaplamayla yılın 2. çeyreğinde büyümenin yüzde 5.05 olduğunu açıkladı. Yılın ilk çeyreğine ilişkin daha önce yüzde 4.96 olarak açıklanan büyüme hızı da yüzde 5.24’e yükseltildi. Böylece ilk yarı büyüme hızı yüzde 5.14 oldu.
Yeni milli gelir hesabının bir güven sorunu olduğu açık. Ekonominin en kapsayıcı verisi olan gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) hesaplarına tam olarak güvenememek tüm ekonomi aktörleri ve analizcileri için büyük bir dert.
Buna karşın, her ne kadar soru işaretlerimiz devam ediyor olsa da, büyüme verilerinin ekonominin gidişatı hakkında neler söylediğini, rakamların ne anlama geldiğini analiz etmeye çalışmaktan başka çaremiz de yok.
TÜİK’in 2. çeyrek GSYİH verilerini incelediğimizde şu noktaların altını çizmek gerekiyor:

4 Nisan 2017 Salı

Büyümede revizyonun yoğunlaştığı noktalar dikkat çekici

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 4. Çeyrek ve 2016 yılı Gayrısafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verilerini açıkladı. TÜİK’in son çeyrek büyümesi de, yıllık büyüme hızı da tahminlerin üstünde çıktı.
Bu arada TÜİK özellikle üçüncü çeyrek olmak üzere 2016’nın ilk üç çeyreğine ilişkin rakamlarında aşırı ölçüde revizyonlara gitti. TÜİK’in yeni milli gelir serisi zaten kafaları karıştırmıştı ve güven sorunu yaşamaktaydı, bu revizyonlar kafaları iyice bulandırdı.
Bu kadar karışıklık ve soru işareti içinde bu verilerle büyümenin yapısı ve dinamikleri konusunda ikna edici analizler yapma şansımız kalmıyor. Büyüme verilerinin, TÜİK’in reel sektörün seyrine ilişkin diğer endeksleri ile bağının kopmuş olması, hem tahmin yapılamaz hale getiriyor, hem de güvenirlik alanında soru işaretleri yaratıyor.
Bu yüzden de TÜİK’in verileri ekonomi aktörleri arasında teknik açıdan tartışılamıyor ama politika arenasında tartışılıyor ve kaçınılmaz olarak politikleşiyor. Bu gidiş, TÜİK’in en vazgeçilmez varlığı olması gereken güvenirliği açısından hayati bir sorun.
TÜİK’in aralık ayında açıkladığı yılın ilk üç çeyreğine ilişkin verilerde aşırı ölçüde revizyona gitmiş olması, büyümenin dinamiklerini anlamaya çalışan birisinin başını döndürecek boyutta. Revizyonların yoğunluk kazandığı noktalar ise iyice dikkat çekiyor.

27 Ocak 2017 Cuma

TÜFE’de gıdanın ağırlığını Putin mi düşürdü?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon hesabına esas alınan sepet ağırlıklarında yaptığı değişiklikleri açıkladı. 2017 yılı enflasyon hesabı yeni sepet ağırlıklarıyla yapılacak.
Enflasyon sepetinde ağırlığı en fazla artan kalem 2 puanlık artışla ulaştırma olmasına rağmen en fazla tartışılan nokta gıdanın payındaki 1.91 puanlık düşüş oldu. 2016 enflasyon sepetinde ağırlığı yüzde 23.68 olan gıdanın 2017 sepetindeki ağırlığı yüzde 21.77’ye düşürüldü.
Oysa TÜİK’in 2015 yılına ait en son hanehalkı bütçe araştırmasına göre, bireysel tüketimde gıdanın payında bir önceki yıla göre 0.56 puanlık bir artış var. Ailelerin tüketiminde gıdanın payı artarken TÜFE’de gıdanın payı düşebilir mi? Bu soruya TÜİK yetkililerinin yanıtı, farkın esas olarak turistlerin gıda harcamalarındaki düşüşten kaynaklandığı şeklinde.

3 Ocak 2017 Salı

Milli gelirde yeni hesap büyümede oynaklığı artıracak

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yeni milli gelir hesabının yarattığı tartışmalar kolay kolay bitmeyecek. Bu durum sadece günümüz için değil, gelecek dönemler için de geçerli. Milli gelir ve büyüme hızı konusundaki tartışma ve soru işaretleri, her üç ayda bir yeni veriler açıklandıkça yeniden canlanacak.
Bunun bir nedeni, çeyrek yıllara ilişkin hesaplama ile yıllık milli gelir hesabına ilişkin çalışma yönteminin değişmesi. Eski yöntemde yıllık milli gelir hesabı, yılın 4 çeyreğinin toplamını alarak hesaplanıyordu. Geçmiş çeyrekler ve yıllar için revizyonlar da aynı yaklaşımla yapılıyordu.
Yeni yöntemde yıllık milli gelir çeyrek yıllık dönemlere ait hesaplardan ayrı ve bağımsız olarak yapılacak. Yıllık hesap ortaya çıktığında o yıla ait çeyrek yıllık dönemlerin verileri, yıllık veri baz alınarak yeniden düzenlenecek. Ayrıca 2 yıl sonra tüm hesaplar bir kez daha kesin olarak revize edilecek.
Yöntemdeki bu değişiklikler, uluslararası standartlardaki gelişmelere uygun değişiklikler. Ama şimdiye dek gördüğümüzden daha fazla ve farklı yaklaşımla ortaya çıkan revizyonlar göreceğimiz için, bu yenilik tartışmaları da artıracak ve alevlendirecek.

30 Aralık 2016 Cuma

Bu kadar hızlı büyüdüysek neden hissetmedik?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yeni milli gelir hesabı, her kesimde ciddi tartışmalara yol açmış bulunuyor. Ortaya konan yeni resim, hemen herkesi şaşırttı.
TÜİK’in en tepesindeki isim bile yeni hesap önüne geldiğinde inanamadığını ve hazırlayan ekibi ciddi şekilde sıkıştıran bir sorgudan geçirdiğini itiraf ediyor. TÜİK’in yeni milli gelir hesabı, ekonomiye ilişkin şu ana kadar hükümetten IMF ve OECD gibi uluslararası kuruluşlara, akademisyenlerden ekonomi yorumcularına kadar bir çok kesimin şimdiye kadar bildiğinden çok farklı bir resim ortaya koydu. Sadece milli gelir ve kişi başına gelir yüzde 20 artmadı, yatırımların ve tasarrufların milli gelire oranı da 10 puan birden arttı. Son yıllarda düşük büyüme sıkıntısı içinde olduğumuza inanıyorken yeni resim oldukça hızlı bir büyüme yaşandığını söylüyor.
Dolayısıyla ortalık toz-duman olmuş durumda. Yeni kurumsal ve teknolojik imkanların da kullanılmasıyla güncellenen milli gelir hesabının önümüzü daha iyi aydınlatmasını bekliyorken, kafamız daha da karışmış durumda.

27 Aralık 2016 Salı

Yeni milli gelire mi inanacağız, sektör endekslerine mi?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yeni milli gelir hesabının ortaya çıkardığı önemli sorunlardan birisi de TÜİK’in reel sektör üretim, ciro ve dış ticaret endeksleri ile gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) verileri arasındaki paralelliğin, bağıntının kopmuş olması.
Sayfadaki grafiklerde TÜİK’in reel sektör ve dış ticaret endeksleri ile eski ve yeni GSYİH serilerinin ilgili kalemlerinin seyirlerini görüyorsunuz. Aradaki paralellik ve ayrışmayı net görebilmek için tüm verileri, TÜİK’in yeni GSYİH hesabının baz yılı olan 2009 değeri 100 olacak şekilde endeksleştirdik.
Tüm grafiklerde hem eski hem de yeni GSYİH serisi ile reel sektör endeksi 2009-2010’a kadar paralel bir eğilimle hareket ederken sonrasında yeni GSYİH serisi, hızla yukarı doğru kopmaya başlıyor. Buna karşın eski GSYİH serisi, ilgili reel sektör endeksi ile hala aynı eğilim içinde seyretmeye devam ediyor.

23 Aralık 2016 Cuma

Yeni milli gelir hesabında sorular

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yeni milli gelir hesabı, ekonomideki gidişat ve ekonominin yapısal dengelerinin seyrini TÜİK verileri üzerinden izleyerek analizler yapanlar için, deyim yerindeyse şizofrenik bir durum yarattı. Bu şizofrenik durum özellikle son yıllardaki ekonomik büyüme ve yapısal dengelere geldiğimizde ileri düzeye çıkıyor.
Daha düne kadar son yıllarda Türkiye’nin bir yavaş büyüme, orta gelir tuzağı tıkanıklığına girdiğine inanıyorduk. Kişi başına milli gelirin yıllardır patinaj yaptığını vurguluyorduk. Cari açığımızın milli gelire göre tehlikeli oranda yüksek olduğunu ve düşürülemediğini kabul ediyorduk. Yatırımların yıllardır kırılamayan ciddi bir durgunluk içinde olmasından kaygı duyuyorduk. Tasarruf oranımızın çok düşük olmasından kaygı duyuyorduk.

20 Aralık 2016 Salı

TÜİK inandırıcı olmaktan çıkarsa tuz kokmuş demektir

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) milli gelir ve milli gelirle bağlantılı ulusal hesaplarda kapsamlı değişikliklere gitti. Yeni veriler açıklanır açıklanmaz ciddi tartışmalara yol açtı.
Milli gelir hesaplarında köklü revizyonların kamuoyunda tartışma yaratması kaçınılmaz. Elbette sonuçları olumlu karşılayanlar da eleştirenler de olacaktır. Ancak bu olayda revizyon sonrası ortaya çıkabilecek normal tartışma ve eleştirilerden farklı bir durum ile karşı karşıyayız.
TÜİK’in gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYİH) ve buna bağlı diğer ulusal hesaplarda revizyon sonrası ortaya koyduğu veriler, akademiden iş dünyasına, finans piyasası uzmanlarından gazete yazarlarına çok geniş bir çevre tarafından inandırıcı, ikna edici bulunmadı.