Vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2017 Salı

Merkez’den enflasyon itirafları

Merkez Bankası’nın son enflasyon raporunda “Enflasyon dinamiklerindeki değişim” başlıklı bir analiz kutusu yer alıyor. Bu çalışma, enflasyondaki yüksek seyrin belirleyicilerinin incelenmesini amaçlıyor. İnceleme 2006-16 arasındaki 11 yılı kapsıyor. 
Çalışma, bir yanıyla Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki başarısızlığının, diğer yanıyla enflasyonun nasıl ekonominin hücrelerine nüfuz etmiş yapısal bir sorun haline geldiğinin itirafı şeklinde.
Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlar şöyle:

24 Mart 2017 Cuma

Şubatta bütçeyi iki ayağından da vurdular

Şubat ayında merkezi yönetim bütçesinde ciddi bir bozulma ortaya çıktı. Şubat ayı bütçe performansı, hem bir önceki ocak ayına göre, hem de geçen yılın şubat ayına göre aşırı ölçüde bozuldu. Üstelik bozulma bütçenin iki ayağında birden gerçekleşti.
Gelirler ayağı, artış hızında sert bir düşüş şekilde bozuldu. Giderler ayağı, tam tersine artış hızı yükseldiği için bozuldu. Böylece iki taraftan da yara alan bütçe dengesinde ani ve yüksek bir bozulma ortaya çıktı.
Giderler tarafındaki artışın şubatta hızlanmasında referandum etkisi hissediliyor. Ayrıca ekonomideki durgunluk karşısında peş peşe açıklanan çeşitli kesimlere yönelik harcama artırıcı politikaların sonuçları görülüyor.
Gelirler tarafında da ekonomik durgunluğun ciddi bir etkisi görülüyor.

21 Mart 2017 Salı

Moody’s’i adam yerine koyalım mı, koymayalım mı?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye’nin kredi notu görünüm değerlendirmesini “durağan”dan “olumsuz”a çevirdi. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu 24 Eylül’de “yatırım yapılamaz” seviyeye düşürmüştü. O zaman yaptığı görünüm değerlendirmesi “durağan” şeklindeydi. Moody’s Türkiye’nin görünüm değerlendirmesini 6 ay içinde negatife çevirdi.
Görünümün olumsuz-negatif olması ise temel kredi notunun önümüzdeki dönemde düşme ihtimalinin daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Moody’s ya da diğer kredi notu derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinin gerçekçi olmadığını düşünebilirsiniz. Verilen kredi derecelerinin, yaklaşan krizleri göremediğinin yığınla örneği vardır. Derecelendirme kuruluşlarının notlarında çıkar ilişkilerinin ya da siyasi oyunların etkili olduğunu düşünebilirsiniz. Enron skandalı başta olmak üzere bunun da bir dizi örneğini sıralamak mümkün.
Buna rağmen, kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notu ve değerlendirmelerini önemle dikkate almak zorundasınız. Birincisi uluslararası finans alemi bu kuruluşları temel alarak hareket ediyor. İkincisi kredi derecelendirme kuruluşlarının analizleri, öyle yabana atılacak sıradan analizler değildir. Arkasında ciddi bir profesyonel birikim vardır. Sizi uluslararası muadillerinizle karşılaştırarak yerinizi gösteren ölçümleri, kendi değerlendirmeniz için de önemlidir.

24 Ocak 2017 Salı

Vergide yüz kızartan bu resmin sebebi ne?

Sayfadaki grafikte temel vergi kalemlerinde toplanabilen vergi geliri miktarlarının, yıl içinde tahakkuk eden vergi tutarlarına oranının 1993 yılından 2015’e kadarki seyri görülüyor. Grafiğin ortaya koyduğu resim, devlet açısından pek de gurur verici bir resim değil. Asıl önemlisi son 10 yılda durumun sürekli kötüye gidiyor olması.
Toplam vergi gelirlerinin toplam tahakkuk miktarına oranı 1997’ye kadar küçük adımlarla yükselme eğiliminde olmuş. 1998 kriz döneminin etkisi ile iki yıllık gerilemeden sonra tahsilat oranları tekrar yükselmeye başlamış. Çarpıcı bir nokta 2001 krizi bile tahsilat oranlarında kayda değer bir gerileme yaratmamış, tahsilat oranları krize rağmen düzeyini korumuş.
2001 krizindeki duraklama sonrasında vergi tahsilat oranı, yine küçük adımlarla yükselmeye devam etmiş. 2004 yılında toplam vergi tahsilatının vergi tahakkuklarına oranı yüzde 93.57 düzeyine kadar çıkmış. Sonrasında ise tahsilat oranları adım adım ve sürekli düşmeye başlamış. 2012 ve 2013 yıllarında gözlenen küçük artışlar dışında tahsilat oranının yönü hep aşağıya doğru.

20 Ocak 2017 Cuma

2016 bütçe sonuçlarının röntgeni neler söylüyor?

Bütçe dengesi, Türkiye’nin sıcak paracılara satabildiği neredeyse tek ekonomik gösterge durumuna düştü. Ne cari açık, ne enfl asyon, ne de büyüme tarafında sıcak paracılara sunulabilecek bir hikaye yok. İçerideki ve dışarıdaki politik riskler ve hukuki ve siyasi öngörülebilirlik cephesi ise zaten sislerle, bulutlarla kaplı vaziyette.
Bu koşullarda “son kale” haline gelen bütçenin performansı daha da önem kazanıyor. “Son kale” de sadece bütçe dengesine bakıldığında durumu kurtarıyor gözükse de iç yapısında olumsuz gelişmeler öne çıkıyor ve yapısal sorunları sürüyor.
2016 bütçe sonuçlarına farklı açılardan baktığımızda şunları görüyoruz:

6 Ocak 2017 Cuma

Enflasyonu gıda düşürdü devlet yükseltti

2016 yılı enflasyonu, Merkez Bankası ve hükümetin daha ekim ayında yapmış oldukları tahmini bile 1 puan aşarak yüzde 8.53 olarak açıklandı. Enflasyon hedefinin tutturulmasından vazgeçtik, sadece birkaç ay öncesinde yapılan tahminler bile bu kadar açık farkla şaşıyor.
Merkez Bankası, her faiz toplantısından sonra yaptığı açıklamada enflasyon konusunda pek de korkulacak bir gelişme olmadığını, işlerin giderek rayına oturmakta olduğu mesajını verip duruyor. Ama yılsonu enflasyonu üç yıldır yüzde 8’in üzerine çakılmış vaziyette.
Sayfadaki tabloda çekirdek enflasyon göstergelerinin sınıfl amasına uygun olarak belirli tüketim kalemleri ile onların dışında kalanların enflasyon oranları ve enflasyona katkıları 2015 ile karşılaştırmalı olarak yer alıyor. Bu tablonun ortaya koyduğu resmin öne çıkan noktaları şöyle: