13 Kasım 2018 Salı

5 ayda 20 milyar $ ‘yerli sıcak para’ dışarı kaçtı



Ağustos’ta patlama yapan “yerli sıcak para” kaçışı, eylülde de sürmüş. Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi verileri, Ağustos’ta patlama yapan sıcak para kaçışının Eylül’de de sürdüğünü ortaya koydu.
“Yerli sıcak para”daki kaçış eğilimi seçimlerin hemen öncesinde Mayıs ayında baş gösterdi. Seçim ayı olan Haziran’da belirgin bir güç kazanan kaçış, Ağustos’ta patlama yaptı. Seçim sonrasına damga vuran bu eğilim, eylülde de sürdü.
Yurtiçinde yerleşiklerin yurt dışında yaptıkları hisse senedi ve tahvil yatırımları ile yurtdışına mevduat olarak çıkardıkları kaynakların toplamından oluşan “yerli sıcak para” mayıs öncesinde yurtiçine para girişi şeklinde bir rota izlemişti. Mayıs ayında bu eğilim tersine döndü ve “yerli sıcak para” yurtdışına kaçmaya başladı.
Mayıs ayında yurtdışına 2.75 milyar dolarlık bir “yerli sıcak para” çıkışı yaşandı. Seçim ayı olan Haziran’da bu miktar 2.58 milyar olarak düzeyini korudu. Temmuz’da 249 milyon dolara inerek bir duraklama gösteren “yerli sıcak para” çıkışı, Ağustos’ta tam bir patlama yaparak 11.42 milyar dolara fırladı. Eyül’deki “yerli sıcak para” çıkışı 3.1 milyar dolar oldu.
Böylece 5 aylık “yerli sıcak para” kaçışı 20.11 milyar doları buldu. Bunun 1.67 milyar doları yurtdışında yapılan hisse senedi, tahvil yatırımı şeklinde gerçekleşti. 18.43 milyar dolar ile asıl aslan payını ise yurtdışındaki bankalarda açılan mevduat hesaplarına gitti.
Mayıs’tan Eylül’e 5 ay temposunu koruyarak süren “yerli sıcak para” kaçışı ekonomik güven kaybının bir sonucu ve görüntüsü.

Yurtdışından alınan kredilerdeki tersine dönüş de güven kaybı manzarasının bir parçasını oluşturuyor. Geçen yılın Mayıs-Eylül döneminde yurtdışından alınan kredilerde 2.11 milyar dolarlık net bir artış, yani kaynak girişi gerçekleşmişti. Bu yıl aynı dönemde kredilerde 8.44 milyar dolarlık net geri ödeme, yani dışarıya kaynak çıkışı yaşandı.
Bunun en önemli nedeni bankaların, artan ekonomik kırılganlık karşısında döviz borçlarını hızla azaltmak istemeleri. İkinci neden, yabancı kreditörlerin Türkiye’ye kredi vermekten kaçınmaları ve faiz yükseltmeleri. Üçüncü neden ise kurlardaki hızlı artış ve istikrarsızlık nedeniyle döviz borçlarının riskinin iyice artmış olması.
Özetle yabancı kredilerde net geri ödeme ile dışarıya kaynak çıkmış olması da ekonomideki güven tahribatının bir görüntüsü ve sonucu.
Yurtdışında yapılan doğrudan yatırımların da aynı 5 aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 150 artarak 585 milyon dolardan 1.46 milyar dolara çıkmış olmasının da içerideki güven kaybıyla bir bağlantısı olabilir.
Böylece yerleşiklerin sıcak para, doğrudan yatırım ve kredi hareketleri sonucu yurtdışına çıkan kaynak 5 aylık dönemde 29.77 milyar doları buldu. Oysa geçen yılın aynı döneminde bu hareketlerden 2.79 milyar dolarlık döviz girişi olmuştu.
Yerli sıcak para dışarı kaçarken, yabancı sıcak para, sert bir fren yapmasına rağmen girişini sürdürdü. 5 ayda 1 milyar dolarlık yabancı sıcak para girişi oldu. Doğrudan yatırımlarla birlikte yabancıların getirdiği net kaynak 6.18 milyar dolar oldu.
Aynı dönemde 12.58 milyar dolar gibi yüklü bir kaynağı belirsiz döviz girişi oldu. Cari açık da son iki aydaki fazla sayesinde yüzde 58.55’lik keskin bir düşüşle 7.96 milyar dolar oldu. Mayıs-Eylül döneminde geçen yıla göre cari açık 11.24 milyar dolar azaldı, kaynağı belirsiz döviz girişi 7.45 milyar dolar arttı.
Buna rağmen döviz rezervi geçen yılın aynı döneminde 7.35 milyar dolar artmışken, bu yıl tam 18.94 milyar dolar azaldı.
Bunun en önemli nedeni de “yerli sıcak para”nın yurtdışına kaçışı.
Güven kaybı, ekonomide kaynakları kurutarak büyüme hızındaki düşüşü hızlandırıyor, işsizlik ve enflasyonun iyice yükselmesine zemin hazırlıyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder