25 Şubat 2012 Cumartesi

Yoksul illerin enflasyonu daha yüksek

Geçen yıl enflasyon çift haneye çıkarken, enflasyon farkları, zengin ve yoksul iller arasındaki uçurumu daha da artıracak şekilde çalıştı. En zengin İstanbul’un enflasyonu en düşük çıkarken, enflasyonun en yüksek olduğu illerin doğudaki yoksul iller olması dikkat çekti. İstanbul yüzde 9.81, Bursa, Eskişehir ve Bilecik illerini kapsayan TR41 bölgesi ise yüzde 9.88 ile enflasyonun en düşük olduğu bölgeler. Buna karşın en yüksek enflasyon yüzde 12.07 ile Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta gerçekleşti.
Buna karşın enflasyonun mart ayında dip yapmasından sonra yaşanan hızlanmadan en zararlı çıkan bölge Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova oldu. Bu bölgede şubat ayında yüzde 2.68’e kadar düşen yıllık enflasyon aralığa kadar 8.18 puan artarak yüzde 10.86’ya çıktı. Konya-Karaman bölgesinde ise Mart-Aralık arasında enflasyon 4.77 puan ile en düşük artışı kaydederek yüzde 9.89’a çıktı.
Bölgeler arası enflayon farkı, hizmet sektörlerinde en yüksek düzeye çıkıyor. Mal grupları içerisinde ise bölgeler arası enflasyon farkı, giyim ve ayakkabı ile ev eşyası alanında en yüksek düzeye çıkıyor.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Bu resim, 2012 çok zor geçecek diyor

2011’in ekonomideki birinci gündem maddesi yüksek cari açık ve onun yarattığı kırılganlıktı. Bu kırılganlık ekonominin döviz giriş ve çıkışlarından aşırı ölçüde etkilenmesine neden oldu. İçeride piyasalar ve ekonomi, dışarıdaki en küçük bir dalgalanmadan bile fazlasıyla etkilenmeye başladı. Öyle ki Merkez Bankası bile bir hafta önce açıkladığı bir planı, ertesi hafta tam tersi yönde değiştirecek hale düştü.
Açıklanan veriler ışığında dış ticaret, cari işlemler ve sermaye hareketleri alanında 2011 yılının karnesi ana başlıklarla şöyle:

18 Şubat 2012 Cumartesi

Doktoralı hamal, yüksek lisanslı temizlikçi almak ister misiniz?

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş aramak için kendisine başvuruda bulunanlara ilişkin istatistikleri aylık olarak yayınlıyor. Bu istatistikler arasında kayıtlı işsizlere ilişkin veriler de bulunuyor. İŞKUR’un yayınladığı aylık verilerde mesleklere, yaşa ve eğitim durumuna göre kayıtlı işsizlerin dağılımını görmek mümkün.
İşsizlik ekonomik ve sosyal alandaki en büyük yaralardan birisi. İŞKUR’un eğitim durumuna göre kayıtlı işsiz verilerine baktığımızda bu yaranın ne kadar trajik hale geldiğini de görüyoruz. Bu trajedinin bir yanında yüksek işsizlik diğer yanında ise eğitim sistemi ile istihdam arasındaki kopukluk yer alıyor.

13 Şubat 2012 Pazartesi

2011 dış ticareti, krizdeki ülkelere karşı bile yenik düştü

2011 yılı dış ticaret verilerinin açıklanmasıyla Türkiye’nin krizdeki ülkeler karşısındaki dış ticaret karnesi de ortaya çıktı. Krizden etkilenen ülkelerin ekonomilerinde daralma beklendiği için Türkiye’nin bu ülkelere ihracatının da olumsuz etkilenmesi bekleniyordu. Gelişmeler büyük ölçüde bu doğrultuda oldu. Ancak krizdeki ülkelerin Türkiye’ye yaptıkları ihracat, krizden pek etkilenmedi. Sonuç olarak Türkiye, krizdeki ülkeler karşısında hem ihracat, hem de ithalat cephesinde kaybetti. Toplamda Türkiye’nin dış ticareti, kriz ülkeleri karşısında 2011 yılını mağlubiyetle kapattı.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Tinerci çocukları kim yetiştiriyor?

İlk gençliğini 1960’ların ortalarında yaşayan bizim kuşağın taşralı çocukları, onları Kemalettin Tuğcu’nun bizi gözyaşlarına boğan romanlarından öğrendiler. O zamanki adları “Köprüaltı çocukları” idi. Tuğcu’nun  açlık, yoksulluk, sefalet içinde ayakta kalmaya çabalayan o çocuklar, karşılaştıkları tüm sevgisizlik, haksızlık ve zalimliklere rağmen iyi ve temiz kalmak için direniyordu.
Şimdi onları  “sokak çocukları”, bazen de “tinerci çocuklar” adıyla tanıyoruz. Kolombiya’da “yatak böcekleri”, Brezilya’da “marjinaller”, Peru’da “meyva kuşları”, Ruanda’da “kötü çocuklar”, Kamerun’da “sinekler”, Vietnam’da “toz böcekleri” diyorlar onlara.
Türkiye’deki tinerci çocuklar ve sokak çocukları kimlerdir? Bu çocuklar nasıl ortaya çıkıyor, onları kim yetiştiriyor?