22 Aralık 2010 Çarşamba

Merkez Bankası, cari açık önlemlerinin yeterli olduğuna inanıyor

Yeni para ve kur politikasında önceliği, sıcak para ve cari açığın finansal alanda aşırı dalgalanmalar yaratmasını önlemeye veren Merkez Bankası, şu ana kadar alınan önlemlerin yeterli olacağı kanaatinde.
Merkez Bankası, 2011 yılı para ve kur politikası metninde şimdiye değin bu yönde aldığı önlemler yetmediği takdirde, yeni önlemler alabileceğini dile getiriyor. 2011 yılı para ve kur politikası metni boyunca da ek önlemlerin neler olabileceği açıklanıyor. Buradan Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde özellikle munzam karşılıkların daha da artırılması gibi likiditeyi kısacak yeni önlemler alabileceği kanısı doğuruyor. Ancak Merkez Bankası bunların tam tersine, şu ana kadar Merkez Bankası ve diğer kurumlar tarafından alınan ve alınacağı açıklanan önlemlerin, cari açığın Orta Vadeli Program’da (OVP) belirlenen hedeflerle uyumlu hale getirmeye yeteceğine inandığını belirtiyor.
2011 yılı para ve kur politikası metnine özel olarak eklenen “Yeni Küresel Konjonktürde Merkez Bankaları Politikaları” bölümünün başında iç talep hızlı büyürken dış talebin geride kalmasının cari açığı artırdığına dikkat çekiliyor. Ardından ABD ve Avrupa’da alınan son kararların küresel ölçekte parasal genişlemeye yol açtığı, bunun da cari açığın OVP hedeflerini aşması ihtimalini doğurduğu belirtiliyor. Daha sonra, bu konuda alınan ve alınabilecek önlemler sıralanıyor.
Bu bölümün son paragrafında ise “Merkez Bankası’nca ve diğer kamu kurum ve kurullarınca şu ana kadar alınmış olan ve ileride alınacağı açıklanan önlemlerin, 2011 yılı makro ekonomik görünümünü OVP’deki cari açık öngörüsüyle uyumlu hale getireceği tahmin edilmektedir” deniyor. Buradan da Merkez Bankası’nın şu ana kadar alınan önlemlerin cari açık açısından yeterli olacağına inandığı anlaşılıyor.

KURALLAR AYNI AMA OYUN DEĞİŞİYOR

Merkez Bankası’nın Finansal İstikrar Roporu ile ortaya koyduğu finansal istikrarı ön plana alma yaklaşımı, 2011 Para ve Kur Politikası’na da damgasını vurdu. 2011 Para ve Kur Politikası’nda enflasyona yapılan vurgu azalırken, finansal istikrara yapılan vurgu arttı. Para ve kur politikasında izlenecek çizgi, finansal alanda büyük dalgalanmaları önleyebilme hedefine göre şekillendirilmiş durumda.
Para ve kur politikası metinlerinde yer alan eflasyon ve finansal istikrar sözcüklerinin sayısındaki fark bile, politika eksenindeki bu değişimi sergilemeye yetiyor. 2010 yılı para ve kur politikası metninde 53 kez geçen enflasyon sözcüğü, 2011 yılı metninde sadece 32 kez geçiyor. Buna karşın 2010 yılı metninde sadece 5 kez geçen “finansal istikrar” sözü, 2011 yılı para ve kur politikası metninde 15 kez geçiyor.
Merkez Bankası para ve kur politikasının özünü oluşturan enflasyon hedeflemesi ve dalgalı kur rejiminde herhangi bir değişikliğe gitmiyor. Ancak izlenen taktik ve hedefler neredeyse tam tersine dönüyor. 2010 yılı politikası, likidite sıkışıklığının engellenmesini, ekonomiyi canlandırmayı ve yabancı fon girişinin sürmesini sağlamayı birinci plana almıştı. 2011 yılı politikaları ise irinci plana ekonomideki ısınmanın ve kredi genişlemesinin kontrol edilmesini, likiditenin daraltılmasını, cari açığın frenlenmesini ve dışarıdan kısa vadeli döviz girişinin önlenmesini alıyor. Faiz dengelerinde 2010 politikası güven havasını beslemek için uzun vadeli faizlerin aşağı çekilmesini amaçlıyordu, 2011 politikası ise vadeleri uzatmak için uzun vadeli faizlerin yükselmesi ve getiri eğrisinin dikleşmesini amaçlıyor.

NE DEĞİŞTİ, NE DEĞİŞMEDİ

2010 ve 2011 para ve kur politikaları arasında değişen ve değişmeyen noktalar şöyle sıralanabilir:

ENFLASYON: Enflasyon hedeflemesi politikası da, enflasyon hedefleri de değişmedi. 2011 yılı hedefi yüzde 5.5, 2012 ve 2013 yılı hedefleri ise yüzde 5 olacak. Belirsizlik aralığı yine artı-eksi 2 puan olacak. Yani 2012 sonundaTÜFE yüzde 7.5’i aşarsa veya yüzde 3.5’in altına inerse, Merkez Bankası hükümete bunun nedenleri ve çözümleri üzerine bir mektup yazarak hesap verecek. Merkez Bankası daha önceki yıllarda açıkladığı enflasyon patikasını bu yıl açıklamadı. Bunun nedeni enflasyonun şu anda bile yüzde 7.5’in altında, yani 2012 sonundaki belirsizlik aralığı içinde bulunması olabilir.

İLETİŞİM POLİTİKASI: Para Politikası Kurulu (PPK) kararları artık akşam 19:00’da değil öğleyen 14:00’te açıklanacak. Bu hem piyasaların kararı ne tepki verdiğinin hızla görülmesine sağlayacak, hem de açıklamanın basın ve yalın organlarında daha geniş işlenmesine fırsat yaratacak. PPK toplantı tutanaklarnın açıklama süresi de 8 iş gününden 5 işgününe indirildi. Aynı zamanda tutanakların açıklama takvimi de şimdiden ilan edildi. Bunun dışında enflasyon raporu, finansal istikrar raporu ve aylık enflasyon gelişmeleri değerlendirme notu başta olmak üzere diğer iletişim uygulamaları aynen devam edecek.

LİKİDİTE YÖNETİMİ: 2010 yılı para programındaki likidite yönetim stratejisi, piyasada ihtiyacının üzerinde likidite bırakmaya dayanan bir gevşek likidite politikasıydı. Merkez Bankası, 2011 yılında likiditeyi kısmaya ve kontrol altında tutmaya daha fazla önem verecek. Ayrıca Merkez Bankası, finansal istikrara verdiği önemi artırmasına paralel olarak, likidite yönetim araçlarını eskisine göre daha etkin bir şekilde kullanacağını belirtiyor. Para politikasında likidite hacminin kontrolü, politika faizleri kadar etkili bir araç haline geliyor. Merkez Bankası, piyasadaki likidite açığının 2011 yılında da süreceğini tahmin ediyor. Ancak Merkez Bankası, döviz alımları artarken munzam karşılıklarda da belirgin bir artışa gidelmezse piyasada likidite fazlası oluşma ihtimali olduğuna dikkat çekiyor. Buradan, döviz alımlarıyla likidite fazlası ortaya çıkarsa, Merkez Bankası’nın zorunlu karşılık oranlarını yükselteceği sonucu çıkartılabilir. Piyasada fazla likidite oluşursa Merkez Bankası ters repo ihaleleri düzenleyecek. Ters repo ihalelerinde de faiz politika faizi olan haftalık repo ihale faizi ile aynı olacak.

ZORUNLU KARŞILIKLAR:  Likidite yönetim araçlarının başında yer alan munzam karşılıkların düzeyi ve kapsamı, yeni para politikasının en önemli araçlarından birisi haline geliyor. Merkez Bankası son aldığı kararların devamı olarak zorunlu karşılıkları, daha etkin bir araç olarak kullanacak. Merkez Bankası döviz mevduatlarında da vadeye göre değişen zorunlu karşılık uygulamasına gidebilecek Burada bir amaç kısa vadeli sıcak para girişini uzun vadeli hale getirmek, diğer amaç ise bankaların  mevduat ve diğer kaynaklarının vadesini uzatmak. Bu çerçevede Merkez Bankası’nın bankaların bilanço dışı yükümlülüklerine dikkat çekmesi, kısa vadeli swap işlemlerine de zorunlu karşılık gelebileceği şeklinde yorumlanabilir. Ayrıca Merkez Bankası,  TL cinsi mevduat dışı araçlarda vadenin uzatılması için de bir çalışma yapılacağını açıkladı.

KUR POLİTİKASI: Merkez Bankası’nın kur politikasında da değişiklik yok. Merkez Bankası dalgalı kur politikasını sürdüreceğini, kurların düzeyine ilişkin herhangi bir hedefi bulunmadığını belirtiyor. Merkez Bankası, sadece döviz likiditesinde sıkışıklık olmasını ve piyasada aşırı spekülatif dalgalanmalar yaratılmasını önlemeye çalışacağını söylüyor. Bu çerçevede piyasada döviz arzı, döviz talebinden yüksek olduğu müddetçe döviz alım ihalelerinin sürdürülecek.

DÖVİZ İHALELERİ: Döviz alım ihaleleri sürecek, ancak günlük alım miktarı 40 milyon doraldan 50 milyon dolara çıkarken, opsiyon alımlarına son verilecek. Merkez Bankası döviz alım miktarını artırmaya ihtiyaç duyarsa, şimdi olduğu gibi hafta başında yapacağı ek alım miktarını açıklayarak bu uygulamayı da sürdürecek.

REZERV POLİTİKASI: Merkez Bankası döviz alım ihaleleri ile rezervlerini artırma politikasına devam edecek. Merkez Bankası döviz girişinin sürdüğü mevcut ortamı, rezerlerine artırmak için bir fırsat olarak gördüğünü belirtiyor. Bu da Merkez Bankası’nın dışarıdan döviz girişine değil, sadece kısa vadeli olanlarına engel olmak istediğini gösteriyor.

DİBS ALIMLARI: Merkez Bankası gerekirse repo piyasasına müdahale için 2010’da 8 milyar TL nominal değerde devlet tahvili alımı yapmıştı. 2011’de bunların vadesi dolan 2.5 milyar liralık bölümünün yerine yeni alım yapacak. Bu alımlar 2010 yılında olduğu gibi haftada iki kez yapılacak 100 milyon liralık ihalelerle yapılacak. 2010’da her hafta düzenli olarak yapılan tahvil alım ihaleleri, bu yıl sadece tahvillerin itfa ayları olan mayıs, ağustos, ekim ve kasım aylarında ve o ayki itfa miktarı kadar yapılacak.



Merkez Bankası’nın döviz operasyonları (milyon $)
Yıl
Döviz Alım ihaleleri
Döviz Satım ihaleleri
Döviz Alım Müdahaleleri
Döviz Satım Müdahaleleri
Toplam Net Döviz Alımları
2002
795
-
16
12
799
2003
5,652
-
4,229
-
9,881
2004
4,104
-
1,283
9
5,378
2005
7,442
-
14,565
-
22,007
2006
4,296
1,000
5,441
2,105
6,632
2007
9,906
-
-
-
9,906
2008
7,584
100
-
-
7,484
2009
4,315
900
-
-
3,415
2010*
14,116
-
-
-
14,116
Toplam
58,211
2,000
25,534
2,126
79,619
* 15 Aralık 2010 itibarıyla


2011 yılı Merkez Bankası para politikası toplantı ve rapor takvimi
PPK Toplantıları
PPK Toplantı Özeti
Enflasyon Raporu
Finansal İstikrar Raporu
20 Ocak, Perşembe
27 Ocak, Perşembe
25 Ocak, Salı

15 Şubat, Salı
22 Şubat, Salı


23 Mart, Çaşamba
30 Mart, Çaşamba


21 Nisan, Perşembe
28 Nisan, Perşembe
28 Nisan, Perşembe

25 Mayıs, Çaşamba
1 Haziran, Çaşamba

30 Mayıs, Pazartesi
23 Haziran, Perşembe
30 Haziran, Perşembe


21 Temmuz, Perşembe
28 Temmuz, Perşembe
28 Temmuz, Perşembe

23 Ağustos, Salı
26 Ağustos, Cuma


20 Eylül, Salı
27 Eylül, Salı


20 Ekim, Perşembe
27 Ekim, Perşembe
26 Ekim, Çaşamba

23 Kasım, Çaşamba
30 Kasım, Çaşamba

29 Kasım, Salı
22 Aralık, Perşembe
29 Aralık, Perşembe


2012 Yılı Para ve Kur Politikası Duyurusu Yayın Tarihi: 27 Aralık 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder