Geçen hafta yayınlanan 2011 yılı dış ticaret verileri, sadece ihracattaki tarihi rekoru tescil etmedi. Dikkatler sadece dış ticaretteki artışa çekilmeye çalışılsa da ithalat ve dış ticaret açığında da tarihi rekorlar kırıldı. Üstelik ithalat ve dış ticaret açığındaki artış, ihracat artışını açık ara geride bırakıyor.
2011’de ihracat yüzde 18.50 artarken ithalat yüzde 29.80, dış ticaret açığı ise yüzde 47.75 arttı. Dış ticaret açığındaki bu artış, 2010’daki yüzde 85’lik artışın üzerine geliyor. Dış ticaret açığı, iki yılda yüzde 173’lük bir artışla neredeyse üçe katlanmış durumda.
Burada sorun sadece genel hatlarıyla artan dış ticaret açığı, cari açık ve dış borç sorunu da değil. Arka tarafta Türkiye’nin dış rekabat gücünde iki yılda ciddi bir aşınma olduğu da dış ticaret verilerinden anlaşılıyor.
Güncel ekonomik ve sosyal veriler ile ekonomik-sosyal politikalar üzerine bir gazetecinin notları. Sohbet konusu da olur, ders-ödev konusu da...
6 Şubat 2012 Pazartesi
4 Şubat 2012 Cumartesi
Sendikalaşmanın önüne neden baraj konuyor?
Başbakan ile Çalışma Bakanı’nın Türk-İş Başkanı ile diğer konfederasyonları dışlayarak yaptıkları gece toplantısı sonrasında hükümet Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı’nı Meclis’e gönderdi. Daha önce Çalışma Bakanlığı, işveren ve işçi konfederasyonlarının daha önce üzerinde mutabık kaldığı bir dizi nokta tasarıda yer almadı. Yapılan açıklamalardan hükümetin, Türkiye’de sendikal hakların Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarına yükselmesini, “ekonomik ve sosyal olarak uygun bulmadığı” anlaşılıyor.
Tartışmanın en alevli konularından birisi toplusözleşme yetkisi için konan baraj. ILO standartlarına göre böyle bir baraj olmaması gerekiyor. Daha önce üzerinde uzlaşılan taslakta sendikalar için ülke barajı binde 5 olmasına karşın, hükümetin tasarısında bu oran 6 kat artırılarak yüzde 3’e çıkartıldı.
Tartışmanın en alevli konularından birisi toplusözleşme yetkisi için konan baraj. ILO standartlarına göre böyle bir baraj olmaması gerekiyor. Daha önce üzerinde uzlaşılan taslakta sendikalar için ülke barajı binde 5 olmasına karşın, hükümetin tasarısında bu oran 6 kat artırılarak yüzde 3’e çıkartıldı.
Enflasyon ‘yola devam’ dedi
• Ocakta aylık enflasyon yüzde 0.56 ile hızını korudu. Yıllık enflasyon ise yüzde 10.61’e yükseldi. Ocak enflasyonunda gıda ve enerji fiyatlarındaki artış önemli rol oynadı. Ev eşyası, kira ve bazı hizmet fiyatlarındaki artışın göreli olarak hızlanması dikkat çekti.
Enflasyon yeni yılın ilk ayında da temposunu koruyarak yükselmeye devam etti. Ocak ayında yıllık enflasyon, bir önceki aya göre 0.17 puan daha artarak yüzde 10.61’e çıktı. Yıllık enflasyon Kasım 2008’den bu yana son 38 ayın en yüksek düzeyinde bulunuyor. Aylık enflasyon ise yüzde 0.56 ile beklentilerin biraz altında gerçekleşti. Merkez Bankası’nın anketine göre ocak ayı enflasyonunun yüzde 0.62 olması bekleniyordu.
Enflasyon yeni yılın ilk ayında da temposunu koruyarak yükselmeye devam etti. Ocak ayında yıllık enflasyon, bir önceki aya göre 0.17 puan daha artarak yüzde 10.61’e çıktı. Yıllık enflasyon Kasım 2008’den bu yana son 38 ayın en yüksek düzeyinde bulunuyor. Aylık enflasyon ise yüzde 0.56 ile beklentilerin biraz altında gerçekleşti. Merkez Bankası’nın anketine göre ocak ayı enflasyonunun yüzde 0.62 olması bekleniyordu.
30 Ocak 2012 Pazartesi
IMF’nin Türkiye gözlüğü neden sürekli kararıyor?
Hükümetin “Türkiye’yi yeterince tanımayan birkaç acemi uzmanın subjektif değerlendirmelerinin Türkiye’nin imajına zarar vermesine izin vermeyiz. Ancak katılmadığımız bu subjektif yorumları değiştirirlerse raporun yayınlanmasına izin veririz” diyerek açıklanmasını aylardır engellediği IMF heyetinin Türkiye raporu açıklandı. İlginç bir şekilde Cuma gecesi Türkiye saatiyle gece yarısı saat 12.00’de açıklanan bu raporun, Türk hükümetinin sansüründen geçmiş hali mi, yoksa orijinal hali mi olduğunu bilemeyiz. Belki de IMF’nin G-20 toplantısı için hazırladığı son rapora göre oldukça iyimser kaldığı için hükümet artık buna razı olmuştur. Çünkü IMF’nin açıklanması engellenen Kasım 2011 tarihli raporunda 2012’de Türkiye’nin büyüme hızının yüzde 2’ye düşeceği öngörüsü yer alıyor. G-20 için bu ay hazırlanan son raporda ise Türkiye’nin büyüme tahmini yüzde 0.4’e düşürüldü.
28 Ocak 2012 Cumartesi
Nüfus yaşlanıyor, sosyal güvenlikte sıkıntı artacak
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2011 yılı adrese dayalı kayıt sistemine göre 2011 sonu nüfus verilerini açıkladı. Nüfus verilerini incelediğimizde üç temel eğilim dikkati çekiyor. Birincisi nüfus artış hızı yavaşlıyor. İkincisi nüfus yaşlanıyor. Üçüncüsü kentleşme oranındaki artış yavaşlıyor.
Geçen yıl nüfus artış hızı, 2.49 puanlık bir düşüşle binde 13.49’a indi. Toplam nüfustaki artışa rağmen, nüfustaki yıllık nominal artış miktarı bir önceki yılın altına inmiş durumda. 2010 da nüfus 1 milyon 162 bin kişi artarken, 2011’deki artış miktarı 1 milyon bin kişide kaldı.
Geçen yıl nüfus artış hızı, 2.49 puanlık bir düşüşle binde 13.49’a indi. Toplam nüfustaki artışa rağmen, nüfustaki yıllık nominal artış miktarı bir önceki yılın altına inmiş durumda. 2010 da nüfus 1 milyon 162 bin kişi artarken, 2011’deki artış miktarı 1 milyon bin kişide kaldı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)